KARŞILIKSIZ ÇEK KEŞİDE ETMEK LEHE KANUN UYGULAMASI İNFAZA İLİŞKİN HÜKÜMLER
T.C.
YARGITAY
10. CEZA DAİRESİ                   www.neohukuk.net
E. 2010/35456
K. 2010/24757
T. 29.11.2010
• KARŞILIKSIZ ÇEK KEŞİDE ETMEK ( Lehe Yasa Belirlenirken İnfaz Kanunları Dikkate Alınmadan Sadece Maddi Ceza Kanunlarının Karşılaştırılması ve Lehe Olduğu Kabul Edilen Yasa Uyarınca Hüküm Kurulması Gerektiği )
• LEHE KANUN UYGULAMASI ( Karşılıksız Çek Keşide Etme - İnfaz Kanunları Dikkate Alınmadan Sadece Maddi Ceza Kanunlarının Karşılaştırılması ve Lehe Olduğu Kabul Edilen Yasa Uyarınca Hüküm Kurulması Gerektiği )
• İNFAZA İLİŞKİN HÜKÜMLER ( Sanık Para Cezasını Ödemediği Takdirde Yeniden Değerlendirme Yapılarak Hükümlünün Lehine Olan İnfaza İlişkin Hükümlerin Uygulanması Gerektiği )
5237/m.7/3, 52
5275/m.106/3
3167-1/m.16/1
5941/m.5/1
ÖZET : Lehe yasa belirlenirken, infaz kanunları dikkate alınmadan, sadece maddi ceza kanunlarının karşılaştırılması ve lehe olduğu kabul edilen yasa uyarınca hüküm kurulması; infaz aşamasında ise, sanık para cezasını ödemediği takdirde, yeniden değerlendirme yapılarak hükümlünün lehine olan infaza ilişkin hükümlerin uygulanması gerekir.
DAVA : Karşılıksız çek keşide etme suçundan sanık Meliha'nın mahkumiyetine ilişkin ( Kayseri İkinci Asliye Ceza Mahkemesi )'nin 24.12.2009 gün ve 2009/856 esas, 2009/1478 karar sayılı hükmüne karşı Yüksek Adalet Bakanlığı'nın 23.06.2010 gün ve 7756/41855 sayılı kanun yararına bozma talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.07.2010 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya ve ekleri incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, "Dosya kapsamına göre, suça konu 30.10.2008 tarihli, Z-0070978 numaralı 4.220,00 Türk Lirası bedelli çek'in 30.08.2008 tarihinde bankaya ibrazında karşılıksız kalması sebebiyle sanık hakkında 5941 sayılı Kanun'un 5/1, 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddeleri uyarınca 3.785,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; 4.220 Türk Lirası bedelli çek'in ödenmemesi halinde 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un geçici 1. maddesi dikkate alındığında 1 gün karşılığı 100 Türk Lirası hesabıyla 42 gün hapis cezası olarak infazı gerekirken, 5237 sayılı Kanun'un 52. maddesi esas alınarak gün para cezası hesabıyla hükmedilen 3.785,00 Türk Lirası adli para cezasının ödenmemesi halinde ise 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi gereğince 189 gün hapis cezasına çevrilerek infaz edilmesi gerekeceği ve bu durumun sanığın aleyhine olacağı cihetle, suçun işlendiği tarih itibarıyla 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun'un 16/1. maddesinin sanık lehine olduğunun gözetilmemesinde isabet görülmemiştir." denilerek, belirtilen hükmün bozulması istenmiştir.
Sanık hakkında 3167 sayılı Kanun'un 16/1. maddesinde öngörülen karşılıksız çek keşide etmek suçundan kamu davası açılmıştır.
Suç konusu 4.220 TL bedelli çek süresinde bankaya ibraz edilmiş, karşılığının olmadığı belirlenmiş ve banka yükümlü olduğu 435 TL'yi hamile ödemiştir.
Öncelikle çözümlenmesi gereken sorun, suç tarihi olan "30.10.2008" tarihi itibariyle yürürlükte olan 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun ile sonradan 20.12.2009 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu'ndan hangisinin sanığın lehine olduğunun belirlenmesidir.
Lehe yasa belirlenirken, infaz kanunları dikkate alınmadan, sadece maddi ceza kanunlarının karşılaştırılması ve lehe olduğu kabul edilen yasa uyarınca hüküm kurulması; infaz aşamasında ise 5237 sayılı TCK'nın 7/3. maddesi uyarınca yeniden değerlendirme yapılarak hükümlünün lehine olan infaza ilişkin hükümlerin uygulanması gerekmektedir.
Mahkemece, 3167 ve 5941 sayılı Kanunların maddi ceza hukukuna ilişkin hükümlerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak olaya uygulandığında bulunacak sonuçlar karşılaştırılarak; 3167 sayılı Kanun uygulandığında sanığın çek bedeli tutarı olan 4.220 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 1 yıl süreyle çek hesabı açmasının yasaklanmasına, 5941 sayılı Kanun uygulandığında ise sanığın 3.785 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verileceği ve bu durumda 5941 sayılı Kanun'un lehe olacağı kabul edilerek, 5941 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi uyarınca sanığın 189 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, gün para cezasının 5237 sayılı TCK'nın 52. maddesi uyarınca günlüğü 20 TL'den 3.780 TL adli para cezasına çevrilmesine, ancak çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamayacağından sanığın sonuç olarak 3.785 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, ayrıca çek düzenlemesinin ve çek hesabı açmasının yasaklanmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin maddi ceza hükümleri yönünden bu uygulaması doğrudur. Sanığın para cezasını ödemeyeceği varsayılarak lehe yasanın belirlenmesi mümkün değildir.
İnfaz aşamasında sanık para cezasını ödemediği takdirde, infaza ilişkin hükümlerden lehe olanın ayrıca belirlenip uygulanması gerekecektir.
SONUÇ : Sonuç olarak, mahkemenin uygulaması doğru olduğundan, yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın adı geçen mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 29.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.