ABONELİK SÖZLEŞMESİ ATIK SU BEDELİNDEN SORUMLULUK BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİ
T.C.
YARGITAY
7. HUKUK DAİRESİ       www.neohukuk.net
E. 2010/855
K. 2010/2558
T. 27.4.2010
• BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİ (Davacı İle Davalı Arasında Abonelik Sözleşmesinin İmzalandığı ve Davacının Güvence Bedelini de Yatırdığı ve Sayacı Taktırdığı Belirlendiğine Göre Taraflar Arasında Borç Doğuran İşlem Niteliğindeki Sözleşme İlişkisinin Kurulduğu - Bilirkişiden Ek Rapor Alınarak Alacak Miktarının Hesaplanması Gerektiği)
• ABONELİK SÖZLEŞMESİ (Borçlu Olmadığının Tespiti - Davacının Güvence Bedelini de Yatırdığı ve Sayacı Taktırdığı Belirlendiğine Göre Taraflar Arasında Borç Doğuran İşlem Niteliğindeki Sözleşme İlişkisinin Kurulduğu/Bilirkişiden Ek Rapor Alınarak Alacak Miktarının Hesaplanması Gerektiği)
• ATIK SU BEDELİNDEN SORUMLULUK (Davacının İşyerinde Kullandığı ve Davalı İdareye Ait Kanalizasyon Şebekesine Deşarj Ettiği Atık Su Bedelinden Cezalı Olarak Sorumlu Tutulamayacağı Dikkate Alınıp Yönetmelikteki Esasları da Değerlendirilerek Alacağın Miktarı Yönünden Bilirkişiden Ek Rapor Alınması Gerektiği)
818/m.41
ÖZET : Dava, haksız fiilden kaynaklanan ve istenen miktarda borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece kullanılan atık su bedelinin hesaplanması için bilirkişi incelemesi yaptırılmış, uzman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, davacı tarafın kullandığı kaçak atık su bedelini 6 kat cezalı bedel üzerinden ödemesi gerektiği açıklanmış , mahkemece alınan bu bilirkişi raporu benimsenerek yazılı şekilde karar verilmiştir. Dosya içeriğindeki belgelere ve yayınlanan yönetmeliğe aykırı olarak düzenlenmiş yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek hüküm verilemez. Ayrıca, davacı ile davalı arasında abonelik sözleşmesinin imzalandığı, davacının güvence bedelini de yatırdığı, sayacı taktırdığı belirlendiğine göre taraflar arasında borç doğuran işlem niteliğindeki sözleşme ilişkisinin kurulduğunun kabulü gerekir. Sayacın idareye kaydettirilmesi ve suyun kayıtlı sayaçtan geçirilerek kullanılması sözleşmenin ifası ile ilgili bir husus olup, sözleşme ilişkisinin kurulabilmesi için kurucu bir unsur değildir.
Mahkemece açıklanan hukuki olgular dikkate alınarak davacının işyerinde kullandığı ve davalı idareye ait kanalizasyon şebekesine deşarj ettiği atık su bedelinden cezalı olarak sorumlu tutulamayacağı dikkate alınıp yönetmelikteki esaslar da değerlendirilerek alacağın miktarı yönünden bilirkişiden ek rapor alınmalı veya alacak miktarı mahkemece hesaplanmalı, daha sonra toplanan deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
DAVA : Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 20.04.2010 günü belirlenen saatte Eğitim Sağlık ve Kültür Derneği ... ... Sağlık Tıp Merkezi İşletmesi adına başkan U. D. vekili geldi. Gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Tetkik Hakiminin raporu okundu. Dosyadaki belgeler incelendi. Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
KARAR : 1-Dava, haksız fiilden kaynaklanan ve istenen miktarda borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliğine ve özellikle iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden bilgilerine başvurulan ve hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporunun niteliği, içeriği ve dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre davalı tarafın tüm, davacı tarafın yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının REDDİNE, peşin ödenen 1.146,20 TL harcın mahsubu ile eksik ödenen 3.666,38 TL harcın davalı taraftan alınmasına,
2-Davacı tarafın cezalı atık su bedeline yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece davacının atık su bedelinden cezalı olarak sorumlu olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamında toplanan delillere ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
ASKİ Genel Müdürlüğünce yayımlanan ve tutanak tarihinde yürürlükte bulunan "Tarifeler Yönetmeliği"nin 59. maddesinin (a)bendi hükmünde, kaçak su kullananlar hakkında saptanabilmişse o tarihten, saptanamamış ise 3 aydan beri; konutlarda daire başına ayda 10 m3 su tüketildiği varsayılarak saptama tarihindeki konut tarifesinin altı katı cezası ile birlikte normal su bedelinin tahsil edileceği düzenlenmiş atık su bedeli için cezalı yaptırım öngörülmemiştir.
Somut olaya gelince, davalı taraf davacının abone olmaksızın kaçak su kullandığının tespit edildiğini öne sürmüştür. Mahkemece kullanılan atık su bedelinin hesaplanması için bilirkişi incelemesi yaptırılmış, uzman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, davacı tarafın kullandığı kaçak atık su bedelini 6 kat cezalı bedel üzerinden ödemesi gerektiği açıklanmış , mahkemece alınan bu bilirkişi raporu benimsenerek yazılı şekilde karar verilmiştir. Dosya içeriğindeki belgelere ve yayınlanan yönetmeliğe aykırı olarak düzenlenmiş yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek hüküm verilemez. Ayrıca, davacı ile davalı arasında abonelik sözleşmesinin imzalandığı, davacının güvence bedelini de yatırdığı, sayacı taktırdığı belirlendiğine göre taraflar arasında borç doğuran işlem niteliğindeki sözleşme ilişkisinin kurulduğunun kabulü gerekir. Sayacın idareye kaydettirilmesi ve suyun kayıtlı sayaçtan geçirilerek kullanılması sözleşmenin ifası ile ilgili bir husus olup, sözleşme ilişkisinin kurulabilmesi için kurucu bir unsur değildir.
Hal böyle olunca, mahkemece açıklanan hukuki olgular dikkate alınarak davacının işyerinde kullandığı ve davalı idareye ait kanalizasyon şebekesine deşarj ettiği atık su bedelinden cezalı olarak sorumlu tutulamayacağı dikkate alınıp yönetmelikteki esaslar da değerlendirilerek alacağın miktarı yönünden bilirkişiden ek rapor alınmalı veya alacak miktarı mahkemece hesaplanmalı, daha sonra toplanan deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
SONUÇ : Mahkemece, davacının su abonesi olduğunun tespitine talebinin de kabulüne karar verilmesi gerekirken bu istemin reddine karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, atık su bedeli yönünden yönetmelik hükümlerine aykırı düşen bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması dahi isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü hükmün BOZULMASINA, peşin ödenen 82,80 TL harcın istek halinde davacı tarafa iadesine, Yargıtay duruşmasında kendisini vekil ile temsil ettiren davacı taraf yararına takdir ve tespit olunan 750,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, 27.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.