İDDİANAMENİN İADESİ MAĞDURUN KESİN RAPORUNUN ALDIRILMAMASI KASTEN YARALAMA
YARGITAY
2. CEZA DAİRESİ
E. 2010/15596       www.neohukuk.net
K. 2010/16779
T. 26.5.2010
• İDDİANAMENİN İADESİ ( Mağdurun Kesin Raporunun Aldırılmaması İade Sebebi Olmadığı Gibi Suçun Hukuki Nitelendirmesinin Değişebileceği Gerekçesiyle de İddianamenin İadesi Kararı Verilemeyeceği )
• MAĞDURUN KESİN RAPORUNUN ALDIRILMAMASI ( İddianamenin İadesi Sebebi Olmadığı Gibi Suçun Hukuki Nitelendirmesinin Değişebileceği Gerekçesiyle de İddianamenin İadesi Kararı Verilemeyeceği )
• KASTEN YARALAMA ( Mağdurun Kesin Raporunun Aldırılmaması İddianamenin İadesi Sebebi Olmadığı Gibi Suçun Hukuki Nitelendirmesinin Değişebileceği Gerekçesiyle de İddianamenin İadesi Kararı Verilemeyeceği )
5271/m.170/3,174
ÖZET : Mağdurun kesin raporunun aldırılmaması iddianamenin iadesi sebebi olmadığı gibi, suçun hukuki nitelendirmesinin değişebileceği gerekçesiyle de iddianamenin iadesi kararı verilemez.
DAVA : Kasten yaralama suçundan şüpheli Dilek hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 12.01.2010 tarihli ve 2007/111878 soruşturma, 2010/2388 esas, 2010/856 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanun'un 174/1. maddesi gereğince iadesine dair, ( Bakırköy Üçüncü Sulh Ceza Mahkemesi )'nin 01.02.2010 tarihli ve 2010/102 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, ( Bakırköy Onüçüncü Asliye Ceza Mahkemesi )'nin 12.02.2010 tarihli ve 2010/164 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığı'nca verilen 18.04.2010 gün ve 2010/4573-24901 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.05.2010 gün ve 2010/100755 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170/3. maddesinde, iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun'un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, iddianamenin iadesi sebepleri arasında mağdurun kesin raporunun aldırılmamasının yer almadığı, yargılama aşamasında davayı gören mahkeme tarafından raporun yeterli bulunmaması halinde yetkili kurumdan tekrar rapor aldırılabileceği cihetle, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
Gereği düşünüldü:
KARAR : Bakırköy Üçüncü Sulh Ceza Mahkemesi'nin, 01.02.2010 tarih, 2010/102 sayılı kararı ile "müştekinin kesin raporunun aldırılmadığı, yüzünde tarif edilen yaranın, sabit iz niteliğinde olması halinde, yargılama yapma görev ve yetkisi Asliye Ceza Mahkemesine ait olacağından, kesin raporunun alınması gerektiği" gerekçesiyle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de, kesin raporun aldırılmaması, CMK'nın 174. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen iddianamenin iadesi sebepleri arasında yer almadığı gibi, kesin rapor, aynı fıkranın ( b ) bendinde belirtilen, suçun sübutuna etki edecek delillerden de olmayıp, anılan maddenin 2. fıkrasında, suçun hukuki nitelendirmesi sebebiyle iddianamenin iade edilemeyeceğinin de düzenlenmesi karşısında, hukuki nitelendirmede değişiklik olması halinde mahkemenin görevsizlik kararı vererek dosyayı görevli mahkemeye göndermesi mümkün olmakla, sırf suçun hukuki nitelendirmesinin değişebileceği gerekçesiyle iddianamenin iadesi kararı verilemeyeceğinden, itiraz merciince itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle;
SONUÇ : Bakırköy Onüçüncü Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilip kesinleşen, 12.02.2010 gün ve 2010/164 D. İş sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesinin 4. fıkrasının ( a ) bendi uyarınca ( BOZULMASINA ), sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 26.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.