KASTEN ÖLDÜRME HAKSIZ FİİL OLASI KASTLA YARALAMA EVİ TERK EDEN EŞ
YARGITAY
1. CEZA DAİRESİ
E. 2008/3058      www.neohukuk.net
K. 2010/7533
T. 24.11.2010
• KASTEN ÖLDÜRME ( Gece Yanan Işıklar Nedeniyle Net Görüşe Sahip Sanığın Yolun Ortasında Bulunan Kayınvalidesi ve Eşini Görerek Aracını Geriye Gidip Hızlandırıp Üzerlerine Sürmesi Karşısında Sanığın Fiili İle Ortaya Çıkan Kastının Öldürme Olduğu )
• HAKSIZ FİİL ( Eşi Sanıktan Sürekli Şiddet Gören Mağdurenin Evi Terk Etmesinin Hukuka Aykırı Haksız Fiil Oluşturan Bir Davranış Olarak Değerlendirilemeyeceği - Kasten Öldürme )
• OLASI KASTLA YARALAMA ( Sanığın Aracı Kasten Eşi ve Kayınvalidesinin Üzerine Sürdüğü Sırada Olay Yerinde Bulunan Mağdurun da Yaralanabileceğini Öngörebilecek Durumda Olduğundan Meydana Gelen Neticeden Sorumlu Tutularak Hüküm Kurulması Gerektiği )
• EVİ TERK EDEN EŞ ( Kasten Öldürme - Eşi Sanıktan Sürekli Şiddet Gören Mağdurenin Evi Terk Etmesinin Hukuka Aykırı Haksız Fiil Oluşturan Bir Davranış Olarak Değerlendirilemeyeceği )
5237/m.21, 81/1, 82/1, 86/1, 87/3
ÖZET : Gece yanan ışıklar nedeniyle net görüşe sahip sanığın, yolun ortasında bulunan kayınvalidesi ve eşini görerek, aracını geriye gidip hızlandırıp üzerlerine sürmesi karşısında sanığın fiili ile ortaya çıkan kastının öldürme olduğu gözetilmelidir.
Eşi sanıktan sürekli şiddet gören mağdurenin evi terk etmesinin hukuka aykırı haksız fiil oluşturan bir davranış olarak değerlendirilemeyeceği düşünülmelidir.
Sanığın aracı kasten eşi ve kayınvalidesinin üzerine sürdüğü sırada, olay yerinde bulunan mağdurun da yaralanabileceğini öngörebilecek durumda olduğundan, meydana gelen neticeden sorumlu tutularak, olası kastla yaralama suçundan hüküm kurulması gerekir.
DAVA : Yasemin'i olası kastla öldürmekten, karısı Sümeyra ile Uğur'u da olası kastla öldürmeye teşebbüsten ve silahla tehditten sanık Halil'in yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne ilişkin ( Sivas Birinci Ağır Ceza Mahkemesi )'nden verilen 16.02.2007 gün ve 150/29 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi C.Savcısı, sanık müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş, müdahiller ile sanık müdafii duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen re'sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığımdan tebliğname ile Dairemize gönderilmekle, kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
KARAR : A - l ) Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin süre yönünden, katılan vekilinin duruşmalı inceleme isteminin yetkisizlik nedeniyle CMUK'nın 318. maddesi uyarınca,
2 ) Sanık Halil'in mağdur Şamil'i yaralama suçundan verilen para cezasına ilişkin mahkumiyet kararı CMUK'nın 305/1. maddesi uyarınca kesin nitelikte olup, temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin bu suçun vasfına yönelik olmayan temyiz talebinin CMUK'nın 318. maddesi uyarınca,
Reddine karar verilmiştir.
B- Sanığın maktule Yasemin ve mağdurlar Sümeyra ve Uğur'a karşı eylemlerinden kurulan hükümler yönünden;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, takdiri cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin eksik incelemeye, sübuta yönelen, müdahiller vekilinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
Sanık Halil'in eşi mağdure Sümeyra'yı zaman zaman dövdüğü, olaydan önce de sanığın dövmesi nedeniyle mağdurenin babası Şamil'in evine gittiği, olay akşamı 120 promil alkollü olan sanığın, telefonda mağdur Şamil ile tartıştıktan sonra eşine ait eşyaları vermek üzere maktule ile mağdur Şamil'e ait evlerinin bulunduğu sokağa sevk ve idaresindeki minibüs ile geldiği, dışarı çıkan mağdur Şamil'i sopa ile kafasına vurarak darp ettiği, yaralanan mağdurun minibüsün sol ön dış kısmına doğru yerde yattığı sırada evden çıkan ve mağdur Şamil'in eşi olan maktulenin, eşinin öldüğünü zannederek minibüsün önünde yolun ortasında diz çöküp, ellerini dizine vurarak ağladığı sırada sanık Halil'in araca binerek arkaya 4-5 metre gittikten sonra hızla ileri doğru hareket ettirdiği, maktulenin minibüsün altında kalıp 30-40 metre sürüklendiği ve öldüğü, kavgayı izleyen mağdur Uğur'un yol üzerinde ve sağ tarafta bulunan Sümeyra'yı araç çarpacağı sırada kolundan çekerek kurtardığı, ancak kendi sol ayağı minibüsün tekeri altında kalan mağdurun ayağının ezildiği ve kırık olacak şekilde yaralandığı olayda;
1 ) Sanığın maktuleye ve mağdure Sümeyra'ya karşı eyleminde;
a- Sokak lambaları ve evlerin ışıkları ile aracın farının yanması nedeniyle net görüşe sahip sanığın, yolun ortasında bulunan kayınvalidesi maktule ile yine yol üzerinde olan eşi mağdureyi görerek, aracını geriye gidip hız kazandırarak üzerlerine sürmesi karşısında, sanığın fiili ile ortaya çıkan kastının adam öldürme olduğu anlaşıldığı halde, TCK'nın 81/1, 62, 53 ve 82/1-d, 35, 62, 53. maddeleri yerine yazılı şekilde olası kast ile adam öldürme ve olası kast ile eşini öldürmeye teşebbüsten hüküm kurulması,
b- Eşi olan sanıktan sürekli aile içi şiddet gören mağdurenin evi terk etmesinin hukuka aykırı haksız fiili oluşturan bir davranış olarak değerlendirilemeyeceği düşünülmeksizin, sanığın cezasından tahrik sebebi ile indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini,
2 ) Sanığın mağdur Uğur'a yönelik eyleminde;
Sanığın, aracı kasten eşi ve kayınvalidesinin üzerine sürdüğü sırada, olay yerinde bulunan mağdur Uğur'un da yaralanabileceğini öngörebilecek durumda olduğu halde eylemine devam ettiği ve mağdur Uğur'un ayağı üzerinden geçerek yaralanmasına sebebiyet verdiği,
Sanığın meydana gelen neticeden sorumlu tutularak olası kastla yaralama suçundan hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden, olası kast ile öldürmeye teşebbüs suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
C- Sanığın mağdur Şamil'e yönelik silahlı tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden;
Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa'nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi uyarınca, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve Cumhuriyet Savcısının, müdahiller vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ( BOZULMASINA ), 24.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.