KASTEN ÖLDÜRME FAİLLERE MANEVİ DESTEK YARDIM ETME HAKSIZ TAHRİK
YARGITAY
1. CEZA DAİRESİ
E. 2010/2481     www.neohukuk.net
K. 2010/7378
T. 10.11.2010
• KASTEN ÖLDÜRME ( Ortak Hakimiyet Kuran ve Olayın Failleri Olan Sanıklar İle Beraber Olay Yerine Gelen Suçun İşlenmesi Sırasında Olay Yerinde Bulunan ve Faillere Manevi Destek Veren Sanıkların Eylemlerinin Öldürme Suçuna Yardım Etme Suçunu Oluşturduğu )
• FAİLLERE MANEVİ DESTEK ( Kasten Öldürme - Suçun İşlenmesi Sırasında Olay Yerinde Bulunan ve Faillere Manevi Destek Veren Sanıkların Eylemlerinin Öldürme Suçuna Yardım Etme Suçunu Oluşturduğu )
• YARDIM ETME ( Kasten Öldürme - Olayın Failleri Olan Sanıklar İle Beraber Olay Yerine Gelen Suçun İşlenmesi Sırasında Olay Yerinde Bulunan ve Faillere Manevi Destek Veren Sanıkların Eylemlerinin Öldürme Suçuna Yardım Etme Suçunu Oluşturduğu )
• HAKSIZ TAHRİK ( İlk Silahla Saldırıyı Başlatanın Belli Olmaması Nedeniyle Tüm Sanıklar Hakkında Haksız Tahrike İlişkin Hükmün Uygulanması Gerektiği )
5237/m.29, 35, 39/1, 81/1
ÖZET : Öldürme suçunun işlenmesi üzerinde ortak hakimiyet kuran ve olayın failleri olan sanıklar ile beraber olay yerine gelen, suçun işlenmesi sırasında olay yerinde bulunan ve faillere manevi destek veren sanıkların eylemlerinin öldürme suçuna yardım etme suçunu oluşturduğu gözetilmelidir.
İlk silahla saldırıyı başlatanın belli olmaması nedeniyle, tüm sanıklar hakkında haksız tahrike ilişkin hükmün uygulanması gerekir.
DAVA : Battal'ı birlikte kasten öldürmekten sanıklar Mustafa, Bilal, Tamer, Ergin, Oktay ile Veysel, Bilal, Mustafa ve Veysel'i kasten öldürmeye teşebbüsten sanık Şakir'in yapılan yargılanmaları sonunda; hükümlülüklerine ilişkin ( Konya İkinci Ağır Ceza Mahkemesi )'nden verilen 14.07.2009 gün ve 341/259 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş, sanık Şakir müdafii duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen re'sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığı'ndan tebliğname ile Dairemize gönderilmekle, sanık Şakir hakkında duruşmalı, diğer sanıkların temyizleri üzerine incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi:
KARAR : 1- Sanık Veysel müdafiinin 14.07.2009 günü yüzüne karşı tefhim edilen hükmü 15.07.2009 günü sanık müdafii sıfatıyla süre tutum dilekçesi vererek temyiz ettiği, 23.09.2009 tarihli gerekçeli temyiz dilekçesinde ise katılan sanık vekili olarak temyiz ettiğinden CMUK'nın 310. maddesi uyarınca süresinden sonra olan katılan sıfatı ile olan temyiz isteminin CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2- Sanık Ergin müdafiinin yasal süreden sonra olan duruşmalı inceleme isteminin CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
3- Gerekçeli kararda, sanık Şakir'e karşı; sanıklar Veysel, Bilal, Mustafa, Taner, Oktay ve Ergin'in öldürmeye teşebbüs suçunu işlediğinden bahsedilmiş ise de, bu suça ilişkin sanıklar hakkında açılan bir dava bulunmadığı, kısa karar ve gerekçeli kararın hüküm bölümünde bu suça ilişkin hüküm kurulmadığı gözetildiğinde, gerekçede yer alan fıkranın yazım hatası olduğu kabul edilmiştir.
4- İddia makamının kasten öldürme suçu yönünden 09.04.2009 günlü oturumda verdiği mütalaaya karşı, 02.06.2009 tarihli oturumda hazır bulunan sanık Veysel'e kasten öldürme suçundan mütalaaya karşı diyecekleri sorulmamış ise de, 14.07.2009 tarihli karar oturumunda sanık Veysel müdafiinin iddia makamının esas hakkında mütalaasına karşı ayrıntılı şekilde savunma yaptığı, hazır olan sanıklara son sözleri sorulduktan sonra esasa ilişkin herhangi bir işlem yapılmadığı, hazır olmayan sanık Veysel yerine onun adına müdafiinin son savunmasını yaptığı anlaşıldığından; sanık Veysel'in savunma hakkının kısıtlandığına yönelen tebliğnamenin 2-a bendindeki bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
5- Dosya içerisinde bulunan mağdur Veysel hakkında düzenlenmiş Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi'nin 22.10.2006 tarih ve bila sayılı raporu, Adli Tıp Kurumu İkinci İhtisas Kurulu'nun 20 Mart 2009 tarihli raporu ile dosya kapsamına ve oluşa göre mevcut raporlar ile karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, eksik inceleme nedeniyle bozma isteyen tebliğnamenin 2-b bendindeki bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
6- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde sanık Şakir'in mağdurlar Mustafa, Veysel ve Bilal'e karşı ayrı ayrı öldürmeye teşebbüs suçu ile sanıklar Mustafa, Bilal ve Oktay'ın kasten öldürme suçunun niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan; sanık Şakir müdafiinin temyiz dilekçesi ve duruşmalı incelemede mağdur Mustafa'ya yönelik suçun sübutuna, kararın çelişkili olduğuna, Bilal'e karşı eylemin niteliğine, teşebbüs nedeniyle verilen cezaların fazla olduğuna, sanık Mustafa müdafiinin sübuta, eksik incelemeye, delillerin karartıldığına, yasal savunmaya, sanık Veysel müdafiinin sübuta, sanık Bilal müdafiinin eksik incelemeye, sübuta, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne, sanık Oktay müdafiinin sübuta, delillerin hatalı değerlendirildiğine, lehe yasaların uygulanmadığına, sanık Ergin müdafiinin sübuta, sanık Taner müdafiinin sübuta yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluşa, dosya içeriğine ve her iki taraftaki sanıkların aksi ispatlanamayan savunmalarına göre, sanık Şakir ile maktulün olaydan dört gün önce sanık Bilal'den 1.500 TL karşılığında iki adet 9 mm.lik tabanca aldıkları, ancak parasını ödemedikleri, bu mesele konusunda anlaşmazlık çıkması üzerine, sanık Bilal'ın durumu ağabeyi olan sanık Taner'e bildirdiği, Taner'in de paraların ödenmesi için maktule telefon açtığı, ancak maktulün telefonlara çıkmaması üzerine, sanık Taner'in, yanına sanıklar Bilal, Mustafa, Oktay, Veysel ve Ergin'i alarak maktulün işyerinin bulunduğu iş merkezine geldikleri, sanık Taner'in maktulün işyerine gittiği, diğer sanıklar Bilal, Mustafa, Oktay, Veysel ve Ergin'in de Taner'i ve maktulün işyerini görebilecek bir noktada beklemeye başladıkları, sanık Taner ile maktulün tartışıp kavgaya başlamaları üzerine, sanık Taner ile birlikte gelen sanıkların, bekledikleri yerden olayın olduğu yere geldikleri, sanık Taner ile birlikte gelen sanıklardan Mustafa, Bilal ve Oktay'ın ellerinde tabanca olduğu, karşı tarafta da maktul ile sanık Şakir'in ellerinde tabanca bulunduğu, maktul Battal'ın, sanık Şakir'e "ateş edin bunlara" dediği, hangi tarafın ilkönce ateş ettiği belli olmayacak şekilde karşılıklı olarak silahlı çatışmanın yaşandığı, maktulün, sanık Mustafa'nın kullandığı tabanca ile kafasına isabet eden ateşli silah mermi çekirdeği yaralanması sonucu öldüğü, sanık Şakir'in de tabancası ile sanıklar Mustafa, Veysel ve Bilal'i hedef alarak, Bilal'i sol omuz ve sol kasık bölgesinden iki isabetle hayati tehlikeye neden olmayan, ancak hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek şekilde yaraladığı, Veysel'i enseden girip sol yanaktan çıkan ve sağ omuzdan arkadan girip sağ önden çıkan ve hayati tehlikeye neden olan iki adet ateşli silah mermi çekirdeği ile yaraladığı, Mustafa'yı sağ koltuk altında 3 cm.lik sıyrık, sol gluteal bölgenin dış tarafında 2x2 cm.lik ekimoz oluşacak ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı olayda;
a ) Öldürme suçunun işlenmesi üzerinde ortak hakimiyet kuran ve olayın failleri olan sanıklar Mustafa, Bilal ve Oktay ile beraber olay yerine gelen, suçun işlenmesi sırasında olay yerinde bulunan ve faillere manevi destek veren sanıklar Taner, Ergin ve Veysel'in eylemlerinin öldürme suçuna yardım etme suçunu oluşturduğu ve TCK'nın 39/1. maddesi gereğince cezalandırılmaları gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde cezalandırılmalarına karar verilmesi,
b ) İlk silahla saldırıyı başlatanın belli olmaması nedeniyle, tüm sanıklar hakkında haksız tahrike ilişkin TCK'nın 29. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanıklar Şakir, Mustafa, Taner, Bilal, Ergin, Oktay ve Veysel müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, kısmen re'sen de temyize tabi olan hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak ( BOZULMASINA ), ceza miktarına ve tutuklulukta geçen süreye göre sanıklar Şakir ve Mustafa müdafiilerinin tahliye isteminin reddine, 10.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.