MALULİYET AYLIĞI SAĞLIK KURULU RAPORU YÜKSEK SAĞLIK KURULU'NCA VERİLEN RAPORLAR ADLİ TIP KURUMU RAPORU MALULEN EMEKLİLİĞE HAK KAZANDIĞININ TESPİTİ
YARGITAY
21. HUKUK DAİRESİ
E. 2008/17428       www.neohukuk.net
K. 2009/14475
T. 9.11.2009
• MALULİYET AYLIĞI SAĞLIK KURULU RAPORU ( Yüksek Sağlık Kurulu'nca Verilen Raporlar Sosyal Güvenlik Kurumu Bakımından Bağlayıcı İse de Diğer İlgililer Bakımından Bağlayıcı Olmadığı - İtiraz Edilmesi Halinde Adli Tıp Kurumu'ndan Rapor Alınması Gerektiği )
• YÜKSEK SAĞLIK KURULU'NCA VERİLEN RAPORLAR ( Sosyal Güvenlik Kurumu Bakımından Bağlayıcı İse de Diğer İlgililer Bakımından Bağlayıcı Olmadığı - İtiraz Edilmesi Halinde Adli Tıp Kurumu'ndan Rapor Alınması Gerektiği/Malulen Emekliliğe Hak Kazandığının Tespiti )
• ADLİ TIP KURUMU RAPORU ( Yüksek Sağlık Kurulu'nca Verilen Raporlar Sosyal Güvenlik Kurumu Bakımından Bağlayıcı İse de Diğer İlgililer Bakımından Bağlayıcı Olmadığından İtiraz Edilmesi Halinde Alınması Gerektiği )
• MALULEN EMEKLİLİĞE HAK KAZANDIĞININ TESPİTİ ( Yüksek Sağlık Kurulu'nca Verilen Raporlar Sosyal Güvenlik Kurumu Bakımından Bağlayıcı İse de Diğer İlgililer Bakımından Bağlayıcı Olmadığı - İtiraz Edilmesi Halinde Adli Tıp Kurumu'ndan Rapor Alınması Gerektiği )
1479/m.28
5510/m.95
ÖZET : Davacı, 2/3 oranında iş gücü kaybı bulunduğundan malulen emekliliğe hak kazandığının tespiti ile maluliyet aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir. Yüksek Sağlık Kurulu'nca verilen raporlar Sosyal Güvenlik Kurumu bakımından bağlayıcı ise de, diğer ilgililer bakımından bağlayıcı değildir. Bu nedenle itiraz edilmesi halinde Adli Tıp Kurumu 'ndan rapor alınması gerekir.
DAVA : Davacı, 2/3 oranında iş gücü kaybı bulunduğundan malulen emekliliğe hak kazandığının tespiti ile maluliyet aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
KARAR : Dava, davacının çalışma gücünü 2/3 oranında kaybetmesi nedeni ile maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile emekliliğe hak kazandığı tarihten itibaren ödenen fazla primlerin davacıya iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının 04.01.2006 tarihinde 2/3 oranında malul olduğunun ve davacıya bu tarihi takip eden aybaşı olan 01.02.2006 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının, 26.09.1992 tarihli giriş bildirgesi ile geriye yönelik olarak 13.04.1992 tarihinden itibaren Bağ-Kur sigortalısı olarak kayıt ve tescilinin yapıldığı, 29.03.2005 tarihli dilekçesi ile maluliyet aylığı isteminde bulunduğu, 24.03.1964 tarihinde askerlik görevine başladığı, Adana Askeri Hastanesi'nin 25.10.1963 tarihli 4118 sayılı raporu ile sakata ayrıldığı ve Ankara 1000 Yataklı Sağlık Hastahanesi'nin 07.09.1964 gün ve 5682 sayılı raporu ile B/I-G gereğince sakatlığı devam ettiği için 26 Ekim 1964 tarihinde terhis edildiği, Adli Tıp Kurumu'nun 16.04.2007 tarihli raporunda davacının beden çalışma gücünü 2/3 oranında kaybetmiş olduğu ve maluliyet tarihinin Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Anabilim Dalının 04.01.2006 tarihli raporundaki muayene bulgularına göre 04.01.2006 tarihi olduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır.
İhtilaf tarihinde yürürlükte bulunan mülga 1479 sayılı Yasa'nın 28. maddesinde bu Kanunun uygulanmasında çalışma gücünün en az üçte ikisini yitirdiği tespit edilen sigortalının malul sayılacağı, ancak bu Kanuna tabi sigortalılığın başladığı tarihte malul sayılacak derecede hastalık veya arızası bulunduğu önceden veya sonradan tespit edilen sigortalının bu hastalık veya arızası nedeniyle malullük sigortası yardımlarından yararlanamayacağı bildirilmiştir.
5510 sayılı Yasa'nın 95. maddesinde ise; "Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak şevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usul ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbi belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbi belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak şevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usulüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu'nca karara bağlanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığı ile Kurumun birlikte çıkaracağı yönetmelikle düzenlenir. Bu yasal düzenleme gereğince düzenlenen Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 55. maddesine göre sigortalının malullük durumunun Kurumca yetkilendirilen sağlık sunucularının sağlık kurulunca usulüne uygun düzenlenecek raporların Kurum Sağlık Kurulu'nca incelenmesi sonucu Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'nde belirlenen usul ve esaslara göre tespit edileceği, anılan yönetmeliğin 5. maddesinde sigortalı ve hak sahiplerinin çalışma gücü oranlarının a ) Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastaneleri, b ) Devlet Üniversitesi, c ) Türk Silahlı Kuvvetleri'ne bağlı asker hastaneleri, ç ) Sigortalıların ikamet ettikleri illerde ( a ), ( b ), ( c ) bentlerinde belirtilen hastanelerin bulunmaması durumunda Sağlık Bakanlığı tam teşekküllü hastanelerin yetkili olduğu, bildirilmiş, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 56. maddesinde ise, Kurum Sağlık Kurulu'nca verilen karara karşı yapılan itirazların Yüksek Sağlık Kurulu'nca inceleneceği bildirilmiştir.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulu'nca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumu'nu bağlayıcı nitelikte ise de, diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Somut olayda, Adli Tıp Kurumu raporunda "davacının en az 2/3 oranında iş gücü kaybına uğradığı tarihin 04.01.2006 olduğunu bildirmiş ise de, davacının terhis belgesinde belirtilen 1000 yataklı Sağlık Hastahanesi raporu incelenmemiştir. Bu nedenle davacının 1964 yılında askerliğine engel olacak nitelikteki rahatsızlığı ile ilgili inceleme yapılmadan ve Bağ-Kur sigortalılığının başlangıç tarihi olan 13.04.1992 tarihinde iş gücü kaybı oranının ne olduğu tespit edilmeden tanzim edilen rapor hüküm kurmaya elverişli nitelikte bulunmamaktadır.
Yapılacak iş; mahkemece davacının askerlikten erken terhisine neden olan hastalığı ile ilgili Adana Askeri Hastanesi'nin 25.10.1963 tarihli, Ankara 1000 Yataklı Sağlık Hastahanesi'nin 07.09.1964 tarihli raporu ve ekleri ilgili Askerlik Şubesinden ve ilgili Hastanelerden istenilerek Adli Tıp Kurumu'ndan bu raporlar da değerlendirilerek davacının Bağ-Kur sigortalılığının başlangıç tarihi olan 13.04.1992 tarihinde iş gücü kaybı oranının ne olduğu mevcut hastalık ve arızasının o tarihte çalışma gücünün üçte ikisini yitirecek oranda olup olmadığını tespit etmek ve sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle ( BOZULMASINA ), 09.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.