KADASTRO TESPİTİ GAYRİ SABİT HUDUTLU TAPU KAYDI KAZANDIRICI ZAMANAŞIMI ZİLYETLİĞİ MER'A
YARGITAY
16. HUKUK DAİRESİ         www.neohukuk.net
E. 2010/4539
K. 2010/4366
T. 21.6.2010
• KADASTRO TESPİTİ ( Davalı Tarafın Dayandığı Tapu Kaydı Tesisinden İtibaren Tüm Tedavülleri İle Birlikte Getirtilmeli ve Tüm Hudutlar Zemine Uygulanarak Kapsamı Belirlenmesi Gerektiği )
• GAYRİ SABİT HUDUTLU TAPU KAYDI ( Miktarı İle Geçerli Olduğu - Davaya Konu Taşınmazın Sınırındaki Yer Mer'a Olarak Sınırlandırıldığına Göre Mer'a Araştırılması Yapılması Gerektiği )
• KAZANDIRICI ZAMANAŞIMI ZİLYETLİĞİ ( Davalı Tarafın Dayandığı Tapu Kaydı Tesisinden İtibaren Tüm Tedavülleri İle Birlikte Getirtilmeli ve Tüm Hudutlar Zemine Uygulanarak Kapsamının Belirlenmesi Gerektiği )
• MER'A ( Gayri Sabit Hudutlu Tapu Kaydı, Miktarı İle Geçerli Olduğu - Davaya Konu Taşınmazın Sınırındaki Yer Mer'a Olarak Sınırlandırıldığına Göre Mer'a Araştırılması Yapılması Gerektiği )
3402/m.13, 14, 16, 18, 21
ÖZET : Davalı tarafın dayandığı tapu kaydı tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilmeli ve tüm hudutlar zemine uygulanarak kapsamı belirlenmelidir.
Gayri sabit hudutlu tapu kaydı, miktarı ile geçerlidir. Davaya konu taşınmazın sınırındaki yer mer'a olarak sınırlandırıldığına göre, mer'a araştırılması yapılmalıdır.
DAVA : Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
KARAR : Kadastro sırasında 145 ada 25 parsel sayılı 5918.08 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı Mehmet adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, Köyün çoğu arazilerinin kaçak ve yitik kişilerden kaldığı ve zilyetlikle iktisap şartlarının oluşmadığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişme konusu 145 ada 25 sayılı parselin tespit gibi davalı Mehmet adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davalı tarafın dayandığı tapu kaydının taşınmaza uyduğu kabul edilmek suretiyle karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Davalı tarafın yargılama sırasında dayandığı 11.09.1991 tarih ve 18 sıra numaralı tapu kaydı tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilmemiş, tüm hudutları zemine uygulanarak kapsamı belirlenmemiştir. Taşınmazın sınırındaki 145 ada 32 parsel sayılı taşınmaz mer'a olarak sınırlandırıldığı ve kesinleştiği halde mer'a araştırması yapılmamıştır. Davalı tarafın dayandığı tapu kaydı gayri sabit hudutlu olup, miktarı ile geçerlidir. Davalının dayandığı tapu kaydında 16/32 payının bulunduğu nazara alınmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için davalı tarafın dayandığı tapu kaydının tesisinden itibaren tüm tedavülleriyle birlikte, taşınmazın etrafında bulunan tüm komşu parsellerin kadastro tespit tutanaklarının onaylı suretleri ile dayanağı olan kayıtların, davalı iseler dava dosyaları getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra taşınmaz başında yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle aynı yöntemle tespit edilecek taraf tanıkları, tüm tespit bilirkişileri, 3 kişilik ziraatçı bilirkişi kurulu ve teknik bilirkişi katılımıyla keşif icra edilmelidir. Arazinin başında icra edilecek keşif sırasında davalının dayandığı 11.09.1991 tarih ve 18 sıra numaralı tapu kaydı tüm tedavül kayıtları okunarak kayıtlardaki hudutlar zeminde yerel bilirkişilere tek tek göstertilmeli, kayıtlarda yazılı olup, bilirkişilerce zeminde gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, bilirkişi ve tanıkların zeminde gösterdiği hudutlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, arazi başında dinlenecek yansız yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, taşınmazın sınırında bulunan mer'adan açılıp açılmadığı, mer'a ile arada doğal ve sabit nitelikte ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, mer'a bütünlüğünün bozulup bozulmadığı, kamu orta malı mer'a niteliği taşıyıp taşımadığı, kim tarafından, ne zamandan beri, ne suretle kullanıldığı, kullanmanın ekonomik amaca uygun olup olmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, 3 kişilik uzman ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan, keşif sonucu dosyaya ibraz edilen ziraat bilirkişi raporundaki bulguların da değerlendirilmesi ve komşu parsellerin toprak yapısı da karşılaştırılmak suretiyle dava konusu taşınmaz ile mer'a arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, mer'anın devamı niteliğinde olup olmadığı, toprak yapısı ve niteliğini belirtir bilimsel verilere dayalı ayrıntılı rapor alınmalı, teknik bilirkişilere taşınmazın yan kesit krokisi düzenlettirilmeli, taşınmaz ile ilgili mahkeme gözlemi keşif tutanağına geçirilmeli, keşif sırasında çektirilecek fotoğraflar üzerinde taşınmazın sınırları işaretlenerek taşınmaza aidiyeti onaylanan fotoğraflar da bilirkişi raporuna eklenmeli, tapu uygulaması yapılırken komşu parsellerin dava dosyalarında dayanılan kayıtlar ve taşınmazı ne olarak okudukları gözönüne alınmalı, teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, yargılama sırasında toplanan delillerin tutanağın edinme sebebi sütunundaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla ve gerekirse yüzleştirme yapılmak suretiyle dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, davalının dayandığı tapu kaydı dere hudutlu olup, derenin taşınmazın içinde gösterildiği tapu uygulaması yapılırken nazara alınmalı, tapu kaydının kapsamı tereddüte yer vermeyecek şekilde kesin olarak saptanmalı, tapu kaydının gayri sabit hudutlu olup miktarı ile geçerli bulunduğu düşünülmeli, yine tapu kaydı paylı mülkiyet şeklinde olup, davalı dışında diğer paydaşların dava açmadıkları değerlendirilmeli, gerek tapu kaydı kapsamı açısından, gerek tapu sahipleri açısından, gerekse mer'a araştırması yönünden tüm deliller toplanarak ve değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
SONUÇ : Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün ( BOZULMASINA ), 21.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.