ZİLYETLİK TESCİL KARARI KAZANDIRICI ZAMANAŞIMI ZİLYETLİĞİ TARAF TEŞKİLİ

YARGITAY
16. HUKUK DAİRESİ          www.neohukuk.net
E. 2010/4465
K. 2010/4320
T. 17.6.2010
• ZİLYETLİK ( Davacı Taraf Mer'a İddiası İle Dava Açmış İse de Hazine Davaya Katılmadığı - Hakimin Gerçek Malik Araştırması Yapıp Davada Taraf Olmayan Kişi Adına Tescil Kararı Vermesinin Mümkün Olmadığı )
• TESCİL KARARI ( Kazandırıcı Zamanaşımı Zilyetliği - Davacı Taraf Mer'a İddiası İle Dava Açmış İse de Hazine Davaya Katılmadığı/Hakimin Gerçek Malik Araştırması Yapıp Davada Taraf Olmayan Kişi Adına Tescil Kararı Veremeyeceği )
• KAZANDIRICI ZAMANAŞIMI ZİLYETLİĞİ ( Davacı Taraf Mer'a İddiası İle Dava Açmış İse de Hazine Davaya Katılmadığı - Hakimin Gerçek Malik Araştırması Yapıp Davada Taraf Olmayan Kişi Adına Tescil Kararı Veremeyeceği )
• TARAF TEŞKİLİ ( Kazandırıcı Zamanaşımı Zilyetliği - Davacı Taraf Mer'a İddiası İle Dava Açmış İse de Hazine Davaya Katılmadığı/Hazine'nin Hak Düşürücü Süre İçerisinde Dava Açmasının Her Zaman Mümkün Olduğu )
3402/m.30
1086/m.74
ÖZET : Kadastro sırasında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı adına tespit edilen taşınmazlarla ilgili olarak davacı taraf mer'a iddiası ile dava açmış ise de, Hazine davaya katılmamıştır. Bu durumda, hakimin gerçek malik araştırması yapıp davada taraf olmayan kişi adına tescil kararı vermesi mümkün değildir. Hazine'nin hak düşürücü süre içerisinde dava açması her zaman mümkündür.
DAVA : Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
KARAR : Kadastro sırasında 108 ada 78 ve 110 ada 126 parsel sayılı 700,26 ve 1186.36 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı Cafer adına tespit edilmiştir. Davacı Bedrettin, yasal süresi içinde taşınmazların bütün köylüler tarafından mer'a olarak kullanıldığını, davalının bu yerlerde zilyetliği ve hakkı olmadığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne ve çekişmeli parsellerin Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Cafer tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davalı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme koşullarının oluşmadığı belirtilmek sureti ile davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazların Hazine adına tesciline karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya içeriğine ve yasa hükümlerine uygun bulunmamaktadır. Kadastro sırasında çekişmeli taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı adına tespit edilmiştir. Davacı taşınmazların mer'a olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Hazine tarafından bu tespite karşı bir dava açılmadığı gibi, Bedrettin tarafından açılan davaya yöntemince katılma isteminde de bulunulmamıştır. Davacı şahsın taşınmazların ham toprak olduğu iddiası ile dava açması da mümkün değildir. Davada, 3402 sayılı Kadastro Yasası'nın 30/2. maddesinde sayılan üç ayrık halden hiç birisi mevcut değildir. Bu durumda hakimin gerçek malik araştırması yapıp, davada taraf olmayan kişi veya kuruluş adına tescil kararı vermesi mümkün değildir. 1086 sayılı HUMK'nın 74. maddesi uyarınca hakim, davanın taraflarının iddia ve savunmalarıyla bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Kaldı ki Hazine'nin hak düşürücü süre içerisinde her zaman dava açması mümkündür.
SONUÇ : Hal böyle olunca davacı tarafça ileri sürülen taşınmazların mer'a olduğu iddiası da ispatlanamadığına göre, mahkemece davanın reddine ve taşınmazların tespit gibi davalı adına tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davalı Cafer'in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün ( BOZULMASINA ), 17.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.