ESER SÖZLEŞMESİNDEN DOĞAN İŞ BEDELİNİN TAHSİLİ RESMİ ŞEKİL BAKİYE İŞ BEDELİNİN TAHSİLİ
YARGITAY
15. HUKUK DAİRESİ
E. 2009/5401          www.neohukuk.net
K. 2010/5949
T. 2.11.2010
• ESER SÖZLEŞMESİNDEN DOĞAN İŞ BEDELİNİN TAHSİLİ ( Tapulu Dairenin Devrini de Öngören Yanlar Arasındaki Sözleşme Resmi Yazılı Şekilde Yapılmadığından Davacı Taşeron Bu Sözleşmeye Dayanarak Dairenin Kendisine Verilmesini Talep Edemeyeceği )
• RESMİ ŞEKİL ( Eser Sözleşmesinden Doğan İş Bedelinin Tahsili - Tapulu Dairenin Devrini de Öngören Yanlar Arasındaki Sözleşme Resmi Yazılı Şekilde Yapılmadığından Davacı Taşeron Bu Sözleşmeye Dayanarak Dairenin Kendisine Verilmesini Talep Edemeyeceği )
• BAKİYE İŞ BEDELİNİN TAHSİLİ ( Davalı Yüklenici Söz Konusu Daireyi İş Bedeline Mahsuben Davacının Sattığı Dava Dışı 3. Kişiye Devrettiğini Savunduğuna Göre Bu Savunmasını Miktar İtibariyle Yasal Delillerle Kanıtlamak Zorunda Olduğu )
818/m.355, 213
4721/m.706
2644/m.26
1512/m.60
1086/m.288, 289
ÖZET : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, bakiye iş bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Tapulu dairenin devrini de öngören yanlar arasındaki sözleşme resmi yazılı şekilde yapılmadığından, davacı taşeron bu sözleşmeye dayanarak dairenin kendisine verilmesini talep edemez. Ancak, davalı yüklenici söz konusu daireyi iş bedeline mahsuben davacının sattığı dava dışı üçüncü kişiye devrettiğini savunduğuna göre, bu savunmasını miktar itibariyle yasal delillerle kanıtlamak zorundadır.
DAVA : Mahalli mahkemece verilen hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, bakiye iş bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle karar başlığında davacılardan Şükran'ın adının yazılmamış olması maddi hataya dayalı olup, mahallinde düzeltilmesi mümkün bulunduğu ve Şükran sözleşmeyi şirket müdürü sıfatıyla imzaladığından aktif husumet ehliyetinin bulunmaması sebebiyle ret kararı sonuç itibarıyla doğru olduğundan davacı Şükran'ın temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı şirket ile davalı arasında imzalanan 21.05.2005 tarihli sözleşmeyle davacı şirket, davalının yapmakta olduğu inşaatın PVC doğrama, iç kapılar ve mutfak dolaplarının yapımını üstlenmiştir. Sözleşmede yapılacak imalatların vasıfları, birim fiyatları belirtilmiş ve 10 dairedeki toplam imalat bedelinin 58.190,00 TL olduğu, bu işler karşılığı yükleniciye 50.000,00 TL kıymetindeki zemin kat kuzey cephedeki dairenin verileceği, bedelinin 50.000,00 TL olduğu, daireden arta kalan hesabın da 4 adet çekle ödeneceği ve işin teslim tarihi kararlaştırılmıştır. Davacı taşeron edimlerini yerine getirdiğini, yaptığı imalatlar karşılığı kendisine sadece 12.190,00 TL ödeme yapıldığını, sözleşmede kararlaştırılan dairenin verilmediğini iddia etmektedir. Davalı da işin eksik bırakıldığını, sözleşmede kararlaştırılan daireyi davacının talimatı ile dava dışı Mustafa'ya 50.000,00 TL'ye devrettiğini, bedelinin bir kısmının nakten davacıya ödendiğini, bir kısmının da kendisi tarafından davacının malzeme satın aldığı dava dışı üçüncü kişilere ödendiğini savunmuştur.
Yanlar arasındaki sözleşme tapulu dairenin devrini de öngördüğünden BK'nın 213, TMK'nın 706, Tapu Kanunu'nun 26 ve Noterlik Kanunu'nun 60. maddeleri uyarınca resmi yazılı şekilde yapılmadığından davacı taşeron, bu sözleşmeye dayanarak dairesinin kendisine verilmesini talep edemez ise de; davalı yüklenici söz konusu daireyi iş bedeline mahsuben davacının sattığı dava dışı üçüncü kişiye devrettiğini savunduğundan HUMK'nın 288 ve devamı maddelerince bu savunmasını miktar itibariyle yasal delillerle kanıtlamak zorundadır. Tapudaki devir işlemi davalı tarafından yapıldığından, bunun aksinin HUMK'nın 289. maddesi gereğince davacının açık muvafakati bulunmaması sebebiyle tanık beyanıyla kanıtlanması mümkün değildir. Davalı tarafça da bu savunmasını doğrulayan yasal delil ibraz edilmediğinden dairenin iş bedeline mahsuben davacının talimatıyla satıldığı ve bedelinin davacıyla onun alacaklılarına ödendiği savunması kanıtlanamamıştır.
Bu durumda mahkemece mahallinde konusunda uzman teknik bilirkişiler marifetiyle yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak sözleşme birim fiyat esasına göre düzenlendiğinden yüklenicinin gerçekleştirdiği imalatların bedeli hesaplattırılıp, bundan ödendiği ihtilafsız olan 12.190,00 TL mahsup edilerek varsa kalan miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, davalının ayıp savunması bulunmadığı, ayıp ihbarı yapılmadığı ve dairenin davacı namına satılıp bedelinin ödendiği kanıtlanmadığı halde yanlış değerlendirme ve eksik inceleme sonucu ret kararı verilmesi doğru olmamış, bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ : Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı Şükran'ın temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca davacı şirketin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı şirket yararına ( BOZULMASINA ), fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 02.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.