KADASTRO TESPİTİ MER'A KAZANDIRICI ZAMANAŞIMI

 

YARGITAY
7. HUKUK DAİRESİ
                             www.neohukuk.net
E. 2010/2277
K. 2010/2421
T. 22.4.2010
• KADASTRO TESPİTİ ( Mahkemece Bir Yerin Mer'a Olarak Kabul Edilebilmesi İçin Taşınmazın Yetkili İdari Mercilerce Mer'a Olarak Tahsis Edilmiş Olması veya Bilinmeyen Bir Zamandan Beri Geleneksel Biçimde Mer'a Olarak Kullanılagelmiş Olması Gerektiği )
• MER'A ( Kadastro Tespiti - Mahkemece Bir Yerin Mer'a Olarak Kabul Edilebilmesi İçin Taşınmazın Yetkili İdari Mercilerce Mer'a Olarak Tahsis Edilmiş Olması veya Bilinmeyen Bir Zamandan Beri Geleneksel Biçimde Mer'a Olarak Kullanılagelmiş Olması Gerektiği )
• KAZANDIRICI ZAMANAŞIMI ( Kadastro Tespiti - Yöntemince Keşif Yapılarak Mer'a ve Zilyetlik Araştırması Yapılmalı ve Sonucuna Göre Hüküm Kurulması Gerektiği )
3402/m.14,16,46
ÖZET : Kural olarak, mahkemece bir yerin mer'a olarak kabul edilebilmesi için, taşınmazın yetkili idari mercilerce mer 'a olarak tahsis edilmiş olması veya bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde mer'a olarak kullanılagelmiş olması gerekir. Bu nedenle, yöntemince keşif yapılarak mer'a ve zilyetlik araştırması yapılmalı, sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
DAVA : Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
KARAR : Kadastro sırasında 101 ada 1 parsel sayılı 32905,35 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak davalı Hazine adına tespit edilmiş, beyanlar hanesinde Şehmus, Selim ve İsa'nın işgalinde olduğu belirtilmiştir. Davacı İsa kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davacı İsa adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava ve temyize konu 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kamu malı niteliğinde mer'a olmadığı, tespit gününde adına tescile karar verilen zilyet davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 46. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, mahkemece yapılan araştırma, soruşturma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Komşu 101 ada 73 sayılı parsel mer'a olarak tespit edildiği halde, somut olayda usulüne uygun mer'a araştırması yapılmamıştır. Dava konusu 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bitişiğinde komşu 101 ada 73 parsel sayılı mer'a olarak sınırlandırılan taşınmaz bulunduğuna göre, temyize konu taşınmazın mer'adan kazanılıp kazanamadığının belirlenmesi gerekir.
Kural olarak, mahkemece bir yerin mer'a olarak kabul edilebilmesi için, taşınmazın yetkili idari merciler tarafından mer'a olarak tahsis edilmesi ya da taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde kamu malı niteliğinde mer'a olarak kullanılagelmiş olmasına bağlıdır. O halde uyuşmazlığın saptanan niteliği dikkate alınarak taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından 4753-5618 sayılı Yasalar uyarınca mer'a tahsisi yapılmış ise İl Özel İdare Müdürlüğü'nden, 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca taşınmazın bulunduğu bölgede mer'a tahsisi yapılmamış ise aynı doğrultudaki araştırma, 4342 sayılı Yasa uyarınca, taşınmazın bulunduğu bölgede mer'a tahsisi yapılıp yapılmadığının Mülki Amirlik'ten sorulup saptanması zorunludur. Mahkemece bu doğrultuda bir araştırma ve soruşturma yapılmamıştır.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca mer'a tahsisi yapılıp yapılmadığının İl Özel İdare Müdürlüğü'nden, 4342 sayılı Yasa uyarınca mer'a tahsisi yapılıp yapılmadığı Mülki Amirlik'ten sorulup saptanmalı, yapılmış ve bu yönetimsel işlemler kesinleşmiş ise mer'a tahsis haritası ve eki belgeler getirtilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, dava konusu taşınmazın bulunduğu köye komşu köyler halkından seçilecek yerel bilirkişi ve tanıklar ve uzman bilirkişi, tapu fen memuru ve uzman ziraatçı bilirkişi ve tutanak bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde dava konusu taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, mer'a tahsisi yapılmış ise mer'a tahsis haritasının ölçeği ile kadastro paftasının ölçeği eşitlendikten sonra yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi fen memuru eliyle yerine her iki harita çakıştırılmak suretiyle uygulanmalı, uygulamada haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal ya da yapay sınır yerlerinden yararlanılmalı, bu yolla dava konusu taşınmazın mer'a tahsis haritasının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamaya meydan vermeyecek şekilde belirlenmeli, taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından mer'a tahsisi yapılmamış ise yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde mer'a olarak kullanılıp kullanılmadığı yolunda bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, tespitte saptanan hukuksal olgu dikkate alınarak taşınmazın mer'a olup olmadığı yolunda tutanak bilirkişilerinden de ayrıntılı, gerekçeli, olaylara dayalı bilgiler alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile tespit ve belirtmelik tutanağı bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde, be- lirtmelik tutanağı bilirkişileri ve tespit tutanağı bilirkişileri taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek yerel bilirkişi ve tanıkların anlatımları ile tespit tutanağı ve belirtmelik tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasındaki çelişki duraksamasız giderilmeli, öte yandan uzman ziraatçı bilirkişi aracılığıyla taşınmaz bizzat mahkemece görülüp gözlenmeli, taşınmazın fiziksel yapısı, meyil durumu, taş ve toprak unsurundan hangisinin galip olduğu ayrıntılı şekilde keşif tutanağına geçirilmeli, komşu taşınmazların toprak yapısı ile dava konusu taşınmazın toprak yapısı mukayese edilmeli, bu fiziksel olgular da keşif tutanağına geçirilmeli, dava konusu taşınmazlara komşu taşınmazların tespit tutanakları içeriğine göre tespitlerine bir kayıt ve belge esas alınmadığı dikkate alınarak tutanakları içeriğinde vurgulanan maddi ve hukuki olgularla yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, belge esas alınmış ise sözü edilen belgelerin nizalı parsel yönünü ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterdiği incelenmeli, davalı olup olmadıkları, tespitlerinin kesinleşip kesinleşmediği incelenip irdelenmeli, dava konusu taşınmazın kamu malı niteliğinde mer'a olmadığı sonucuna varıldığı takdirde, yeterli biçimde zilyetlik araştırması yapılmalı, taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, zilyetliğin başlangıç günü, süresi, sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, özellikle uzman bilirkişi fen memurundan keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye, uzman ziraatçı bilirkişiden ise mahkemenin keşif tutanağına geçen gözlemini yansıtmaya elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ : Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle ( BOZULMASINA ), 22.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.