İŞVEREN ALACAĞININ KIDEM TAZMİNATINDAN MAHSUBU, TAKAS DEF'İ
T.C.
YARGITAY
22. Hukuk Dairesi
ESAS: 2012/.......
KARAR : 2013/....
 
DAVA : Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
 
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
 

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı taraf, davacının 1993 yılından emekli olduğu 2005 yılına kadar davalı işyerinde çalıştığını, davacının kıdem tazminatının davalı tarafça ödenmediğini belirterek kıdem tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
 
Davalı taraf, ...Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/333 esas ve 2007/75 sayılı kararı sebebiyle davacının Belediye Başkanlığındaki kıdem tazminatı üzerine haciz konulduğunu, davalı Belediye Başkanlığından davacının borcuna karşılık 19.880,00 TL tahsil edildiğini ve davacının kıdem tazminatı üzerinde haciz bulunması sebebiyle kıdem tazminatı ödemesi yapılmasının imkansız olduğunu, ...Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/333 esas sayılı dosyasına konu olan olay sebebi ile Belediye Başkanlığının davacıdan alacağının bulunduğunu ve takas-mahsup taleplerinin olduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
 
Mahkemece davalı ...Belediye Başkanlığının takas ve mahsup defiini kanuni süresi içerisinde, davaya karşı cevaplarını mahkemeye sunduğu zamanda yapmasının gerekli olduğu, süresi içerisinde yapılmayan takas ve mahsup defiini mahkemece reddine karar verildiği, gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
 

Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı ...Belediye Başkanlığının davacı ile birlikte müteselsil borçlu olduğu ...Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/333 esas sayılı dava dosyasına konu alacağa ilişkin 2007/7-891 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu ödemenin dava konusu davacının kıdem tazminatı alacağından mahsup edilip edilmeyeceği noktasında toplanmaktadır.

Dava tarihi itibarıyla yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 118/1 maddesi uyarınca, iki kişi karşılıklı olarak bir miktar parayı veya konuları itibari ile aynı türden malı birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise iki tarafın her biri borcunu alacağı ile takas edebilir. Sonuçta her iki borç da az olanı oranında sona erer. Takas borcu sona erdiren sebeplerden biridir.
 

Takastan bahsedilmek için, her şeyden önce iki ayrı kimsenin karşılıklı olarak birbirlerinden alacaklı olmaları gerekir. Henüz doğmamış veya takas anında sona ermiş alacaklar takas edilemez.

Somut olayda, davacı işçinin belediyede çalıştığı sırada kullandığı ...Belediyesine ait araç ile dava dışı A...'nın kullandığı aracın çarpışması sonucunda yine dava dışı R...ın öldüğü, dava dışı R...'ın mirasçılarının ...Asliye Hukuk Mahkemesinde maddi ve manevi tazminat davası açtıkları, ...Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.02.2007 tarihli kararı ile davacıların maddi ve manevi tazminat alacaklarının, davacı işçi ile birlikte dava dışı ... ve ...Belediye Başkanlığından müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği, bu ilama ilişkin olarak ...Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/333 esas sayılı dosyasının davalıları N...(davacı işçi), ...ve ...Belediye Başkanlığı aleyhine toplam 85.253,29 TL üzerinden ilamlı takip başlatıldığı, ...İcra Müdürlüğünün 17.03.2005 tarihli ...Belediye Başkanlığına yazdığı yazıda, davacı işçinin almakta olduğu maaşının ¼'ünün ayrıca emekliye ayrılması halinde ödenecek kıdem ve ihbar tazminatının borcu karşılayacak miktarının (12.955,00 TL) haczine karar verildiği, ödemelerin icra dosyasına yapılması gerektiğinin belirtildiği, ayrıca bu dava ve icra takibine ilişkin olarak davalı belediyeden 16.05.2008 tarihinde 19.880,00 TL tahsil edildiği anlaşılmaktadır.
 
Davalı ...Belediye Başkanlığı davacı ile birlikte müteselsil borçlu olduğu ...Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/333 esas sayılı dava dosyasına konu olay sebebi ile ...İcra Müdürlüğümün 2007/-891 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu ödemenin dava konusu davacının kıdem tazminatı alacağından mahsup edilmesini talep etmiştr. Her ne kadar mahkemece davalı tarafın süresi içerisinde takas ve mahsup defiinde bulunmadığı gerekçesi ile davalının takas ve mahsup talebi reddedilmiş ise de davalı tarafın süresinden sonra ileri sürdüğü mahsup defiine karşı davacı taraf savunmanın genişletildiği iddiası ile itiraz da bulunmadığından mahsup definin dikkate alınması gerekir. Bu sebeple davalı işveren tarafından davalının ıslah dilekçesi vermesinden sonra ileri sürülen takas ve mahsup defii dikkate alınarak davalı işverenin müteselsil sorumluluğu gereği ödemek zorunda kaldığı miktarın belirlenerek davacının kıdem tazminatı alacağından mahsup edilmesi ve kalan miktar dikkate alınarak hüküm kurulması gerekirken bu hususlar göz önünde bulundurulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bu husus bozmayı gerektirmiştir.
 

SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.