Konut ve konut geliştirme kredisi sözleşmesi sebebiyle düzenlenen gayrimenkul ipoteğinin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip başlatılması 4077 sayılı yasaya arkırı olup bozma sebebidir

T.C.
Yargıtay
Hukuk Dairesi 8

Tarih 13.06.2013
Esas No 2013/
Karar No 2013/
 
 
 
KONUT VE KONUT GELİŞTİRME KREDİ SÖZLEŞMESİNE DAYALI GAYRİMENKUL İPOTEĞİNİN PARAYA ÇEVRİLMESİ İLAMLI İCRA BOZULMASINA
 

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK) (4077): MADDE 10
İcra ve İflas Kanunu (İİK) (2004): MADDE 149

 
İçerik
DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
 
KARAR : Alacaklı Banka tarafından borçlular aleyhine konut ve konut geliştirme kredisi sözleşmesi sebebiyle düzenlenen gayrimenkul ipoteğinin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip başlatılmış ve örnek 6 numaralı icra emri tebliğ edilmiştir. Borçlu, İcra Mahkemesinden, aleyhine takip yapılabilmesi için genel mahkemeden alınmış bir ilamın gerektiğini, icra emri düzenlenmesi yasaya aykırı olduğundan takibin iptalini istemiştir. Mahkemece, gerekçede 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Yasaya eklenen 10. maddesi gereğince alacağın tüketici mahkemesinde yapılacak yargılamayla belirleneceği belirtildiği halde, hükümle davanın reddine karar verildiği görülmektedir.
 
4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'a 4822 Sayılı Kanunun 15. maddesiyle eklenen 10. maddesinde; "tüketici kredisi, tüketicilerin bir mal veya hizmet edinmek amacıyla kredi verenden nakit olarak aldıkları kredidir' şeklinde tanımlandıktan sonra maddede bu tür sözleşmelerin yapılma koşullarıyla borcun muaccel kılınabilmesi ve temerrüt koşulları gibi farklı ve özel şartlara yer verilmiştir. Yasaya eklenen 10/A maddesinde; kredi kartı ve nakit çekim suretiyle kullanılan kredilerde 10. madde hükümlerinin uygulanacağı belirtildikten sonra, aynı Yasaya 21.2.2007 tarihli 5582 Sayılı Kanunun 24. maddesiyle eklenen 10/B maddesinde ise; "Konut Finansmanı Sözleşmeleri" de bu yasa kapsamında değerlendirilerek, konut finansmanı sözleşmelerinin düzenlenme koşulları, borçlunun temerrüdü durumunda finansman sağlayan bankanın yükümlülükleri, borcun muaccel kılınabilmesinin ve muacceliyet uyarısının koşulları gibi hususlar özel olarak ve ayrıca düzenlenmiştir. Açıklandığı üzere Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, kredi kardı ve "Konut Finansmanı Kredisi" gibi tüketici kredisi kullanan borçluları, diğer kredi borçlularından ayrı tutmak, tüketicinin koşullarını iyileştirmek ve kolaylaştırmak amacıyla geliştirilmiş özel bir yasa olup, bu kanun kapsamında verilen krediler sebebiyle borçluların temerrüde düşüp düşmedikleri, borcun muaccel olup olmadığı, muaccel olan borç miktarının ve faizinin, yapılan özel sözleşmelerin Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun koşullarında değerlendirilmesi gerekir.
 

Tüketici Yasası'na göre daha genel bir Yasa olan İ.İ.K.nun 149. maddesi, bu özel Kanunun kapsamında kalmayan krediler için uygulanabilir olup, yasa koyucunun anılan kredilere açıkça Tüketici Yasasında yer vermiş olması da, maksadının bu yönde olduğunu ortaya koymaktadır.

Aksinin kabulü halinde tüketici kredilerinde de İ.İ.K.nun 149. maddesi koşullarında ilamlı takip yapılacak, özel yasada düzenlenen muacceliyet ve temerrüt koşulları tartışılmadan alacağın tahsili, gayrimenkulün satışı gerçekleşecek, tüketici lehine getirilen yasa maddelerine rağmen diğer kredi borçlularıyla aynı koşullarda icra takibine muhatap kılınarak mağdur edilecektir. Bu durumda alacağın tüketici kredisinden kaynaklanması halinde, borçlunun temerrüde düşüp düşmediği, alacağın muaccel olup olmadığı, ne miktarının tahsil edilebilir olduğu, faiz miktar ve oranlarının tespiti, Tüketici Yasası koşullarında yargılama yapılmasını gerektirmektedir.

O halde İ.İ.K.nun 149. maddesinin tüketici kredilerinde uygulanma olanağı yoktur.
 
Somut olayda, "Konut ve Konut Geliştirme Kredisi Sözleşmesi" kapsamında alınan kesin borç ipoteğine dayalı olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçilip borçluya İ.İ.K.nun 149. maddesi kapsamında icra emri gönderilmiştir.
 
Yukarıda açıklandığı ve Mahkeme gerekçesinde yer verildiği üzere alacağın varlığı ve miktarı 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında yargılama yapılmasını zorunlu kıldığından Mahkemece bu yönde bir ilam alınmadan başlatılan takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
 

SONUÇ : Borçlular vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle Mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İ.İ.K.nun 366. ve 6100 Sayılı H.M.K.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 Sayılı H.U.M.K. 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA,taraflarca H.U.M.K.nun 388/4. ( H.M.K.m.297/ç ) ve İ.İ.K.nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 13.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.