SULH MAHKEMELERİNİN ADLİ TATİLDE GÖRÜLECEK DAVALAR ARASINDA SAYILMAMASI ADLİ TATİLİN BİTTİĞİ GÜNDEN İTİBAREN BİR HAFTA UZAYACAĞI

T.C.
Yargıtay
Hukuk Genel Kurulu

Tarih 20.03.2013
Esas No 2012/11-1096
Karar No 2013/382

SULH MAHKEMELERİNİN ADLİ TATİLDE GÖRÜLECEK DAVALAR ARASINDA SAYILMAMASI ADLİ TATİLİN BİTTİĞİ GÜNDEN İTİBAREN BİR HAFTA UZAYACAĞI
 
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK) (1086): MADDE 176
HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (İÇTİHATLI) (6100): MADDE 103
 

Özet
1086 sayılı HUMK’nın 176.maddesinin 10.fıkrası uyarınca Sulh Mahkemelerindeki davaların adli tatilde de görüleceğinin belirtilmesi nedeniyle önceki yasa döneminde adli tatil içerisinde dolan temyiz süreleri artık yeni yürürlüğe girmiş bulunan 6100 sayılı HMK’nın 103.maddesinde sulh mahkemelerindeki davaların adli tatilde görülecek davalar arasında sayılmamış olması nedeniyle aynı yasanın 104.maddesi uyarınca adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzayacaktır.
 


İçerik
Taraflar arasındaki "tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bakırköy 5.Sulh Hukuk Mahkeme'since davanın kabulüne dair verilen 18.02.2010 gün ve 2008/1402 E.-2010/113 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 22.12.2011 gün ve 2010/7428 E.-2011/17547 K. sayılı ilamı ile;
 
(...Davacı vekili, müvekkiline sağlık sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan Sibel'in davalıya ait araçta yolcu iken meydana gelen kaza sonucu yaralandığını, tedavi giderlerinin müvekkili tarafından karşılandığını ileri sürerek, 2.931,00 TL'nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
 

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, aracın sevki sırasında sürücünün aniden ölümünün mücbir sebep olmadığı, bu nedenle davacıya sigortalı Sibel'in yaralanması nedeniyle oluşan tedavi giderlerinden davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, sağlık sigorta sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı KTK'nun 86/1.madde hükmüne göre işleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.

Somut olayda, davacıya sağlık sigorta sözleşmesi ile sigortalı kişinin davalı şirkete ait araçta taşınması sırasında sürücünün aniden ölümü nedeniyle meydana gelen kaza sonucu yaralandığı ve tedavi giderlerinin davacı tarafından karşılandığı hususları uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, meydana gelen kaza sonucu yaralanmadan dolayı davalı araç malikinin sorumlu olup olmadığı, daha doğru bir ifade ile sürücünün aracı sevki sırasında ani ölümünün işleteni sorumluluktan kurtaran bir neden olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Bir olayın mücbir sebep olarak nitelendirilebilmesi için o olayın önceden sezilemez, karşı konulamaz olması ve harici bir etkenden ileri gelmiş olması gerekir. Bu unsurları içermeyen bir olay umulmayan bir hal niteliğini taşısa dahi mücbir sebep olarak kabul edilemez. Somut olayda, sürücünün ani ölümü açıklanan unsurları içermekte olması nedeniyle mücbir sebep olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
 
Bu itibarla, mahkemece, davalı işletene, kazanın aracın teknik bir arızasından kaynaklandığı gibi başka bir nedenle kusur izafe edilemediğine göre sürücünün ani ölümü sonucu aracın kaza yapması neticesinde oluşan zarardan davalı sorumlu olmayıp, davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
 

TEMYİZ EDEN : Davalı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI
 
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, sağlık sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.

 Mahkemece; aracın sevki sırasında sürücünün aniden ölümünün mücbir sebep olmadığı, bu nedenle davacının sağlık sigortalısı Sibel'in yaralanması nedeniyle oluşan tedavi giderlerinden davalı araç işleteninin sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
 
Davalı vekilinin temyizi üzerine karar, Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde gösterilen nedenlerle bozulmuştur.

Yerel Mahkemece, önceki kararda direnilmiş; hükmü temyize davalı vekili getirmiştir.

Hukuk Genel Kurulu'nda uyuşmazlığın esasının görüşülmesinden önce; yerel mahkeme direnme kararının davalı vekiline 09.08.2012 günü tebliğ edildiği ve temyiz dilekçesinin (8) günlük sürenin dolduğu 17.08.2012 Cuma günü mesai bitimine kadar verilmediği dosya kapsamı ile sabit olup, bu halde; 1086 sayılı HUMK'nın 176/10.maddesi uyarınca Sulh Mahkemelerindeki davaların adli tatilde de görüleceğinin belirtilmesine rağmen somut olaydaki tebliğ tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş bulunan