BOŞANMA DAVASI KUSUR EŞİNE ŞİDDET UYGULAYAN KOCANIN KUSURU MADDİ TAZMİNAT MANEVİ TAZMİNAT
T.C.
Yargıtay

Hukuk Genel Kurulu


Tarih 07.11.2012
Esas No 2012/2-527
Karar No 2012/767

BOŞANMA DAVASI KUSUR EŞİNE ŞİDDET UYGULAYAN KOCANIN KUSURU MADDİ TAZMİNAT MANEVİ TAZMİNAT

Özet

Boşanma, maddi ve manevi tazminat davasında eşine şiddet uygulayan, hakaret eden "çocuğu aldıralım, senden olacak çocuğu istemiyorum" şeklinde sözler sarfeden ve eşinin yakınlarına "kızınızı alın götürün" diyerek birlikte yaşamaktan kaçınan davacı-karşılık davalı kocanın, eşine şiddet uygulayıp, hakaret eden davalı-karşılık davacı kadına göre daha ağır kusurludur. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak davalı-karşılık davacı kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir.

Boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davalı-karşılık davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları dikkate alınarak davalı-karşılık davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir.



İçerik

DAVA : Taraflar arasındaki "boşanma, maddi, manevi tazminat ve nakaka" davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir 13. Aile Mahkemesi`nce boşanma davasının kabulüne nafaka davasının kısmen kabulüne dair verilen 01.10.2009 gün ve 2008/726 E., 2009/819 K. sayılı kararın incelenmesi davalı- karşı davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi`nin 16.05.2011 gün ve 2010/7774 E., 2011/8480 K. sayılı bozma ilamı ile;

( ... 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle boşanmaya neden olan olaylarda eşine şiddet uygulayan, hakaret eden "çocuğu aldıralım, senden olacak çocuğu istemiyorum" şeklinde sözler sarfeden ve eşinin yakınlarına "kızınızı alın götürün" diyerek birlikte yaşamaktan kaçınan davacı-karşılık davalı kocanın, eşine şiddet uygulayıp, hakaret eden davalı-karşılık davacı kadına göre daha ağır kusurlu olduğunun; bu sebeple mahkemenin eşit kusur kabulü isabetli değil ise de, kocanın boşanma davasının Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi uyarınca kabul edilmiş olması karşısında, kocanın boşanma davasının kabulü sebebiyle verilen boşanma kararı yukarıdaki sebeple sonucu itibariyle doğru olduğunun anlaşılmasına göre kadının bu yöne ilişkin temyiz itirazları ile aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersiz bulunmuştur.

2- Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, eşlerin evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade ve eşit kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi ( TMK. Md. 4 BK. md. 42 ve 44 ) dikkate alınarak davalı-karşılık davacı kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. www.neohukuk.net Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.

3-Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davalı-karşılık davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları ( TMK. Md. 4 BK. md. 42.43.44.49 ) dikkate alınarak davalı-karşılık davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir... ),

Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu`nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: