KREDİ SÖZLEŞMESİNİN KEFİLİNE KARŞI YAPILAN TAKİP - TAKİP SONRASI DÖNEM İÇİN KAYNAK KULLANIMINI DESTEKLEME FONU TALEP EDİLEMEYECEĞİ - ALACAĞIN LİKİT OLMASI - İCRA İNKAR TAZMİNATI İTİRAZIN İPTALİ DAVASI
T.C.
Yargıtay

Hukuk Dairesi 19

                                     www.neohukuk.net
Tarih 10.07.2008
Esas No 2008/3371
Karar No 2008/7729

İTİRAZIN İPTALİ DAVASI - KREDİ SÖZLEŞMESİNİN KEFİLİNE KARŞI YAPILAN TAKİP - TAKİP SONRASI DÖNEM İÇİN KAYNAK KULLANIMINI DESTEKLEME FONU TALEP EDİLEMEYECEĞİ - ALACAĞIN LİKİT OLMASI - İCRA İNKAR TAZMİNATI

İcra ve İflas Kanunu (İİK) (2004): MADDE 67

Özet
Davacı banka tarafından başlatılan icra takibinde takipten sonraki dönem için KKDF talep edilmiş olup, itirazın iptaline denilmek suretiyle bu kalem talebin tahsiline imkan sağlanmıştır. Oysa takip sonrası dönem için KKDF talep olunamaz. Bu yönün düşünülmemiş olması hatalı görülmüştür.


İçerik
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmasız, davalılar vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ve davalı Namık ile M. Akif ve vekili avukat gelmiş, diğer davalılar tarafından kimse gelmemiş olduğundan duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Karar: Davacı vekili, davalı T. B. A.Ş'ye kullandırılan krediye, diğer davalıların kefalet ettiklerini, alacağın tahsili için 1998/4237 esas sayılı icra takibi yapıldığını, davalıların takibe itiraz ettiklerini iddia ederek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.

Davalılar savunmalarında, davanın itirazdan sonra bir yıl içinde açılması gerektiğini bu nedenle zamanaşımı itirazları olduğunu ve borcun ödenmiş bulunduğunu beyan ederek davanın reddini istemişlerdir.

Mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davalı kefil Ali'nin 17.157 YTL'sına diğer davalıların 126.057 YTL'sına yaptıkları itirazların iptaline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle itirazın iptali davasının sıra takibine yapılan itirazın tebliği tarihinden itibaren 1 yıl içinde açılacak olmasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Davacı banka tarafından başlatılan icra takibinde takipten sonraki dönem için KKDF talep edilmiş olup, itirazın iptaline denilmek suretiyle bu kalem talebin tahsiline imkan sağlanmıştır. Oysa takip sonrası dönem için KKDF talep olunamaz. Bu yönün düşünülmemiş olması hatalı görülmüştür.

Diğer yandan takip sonrası dönem için banka %140 oranında temerrüt faizi talep etmiştir. Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu ile de temerrüt faizi %140 olarak belirlenmiş ise de, %140'ı geçmemek üzere değişen oranlar gözetilerek takibin devamına olanak sağlayacak şekilde karar verilmesi gerekirken bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.

Ayrıca, asıl borçlu T. B. A.Ş'nin kullandığı kredilerin teminatını teşkil etmek üzere davacı banka lehine ipotekler tesis olunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda asıl borçlu yönünden İİK nun 45. maddesi hükümleri gözetilerek 1998/4237 esas sayılı ilamsız takipte talep edilebilecek alacağın tespiti gerekirken bu hususun dikkate alınmış olması da hatalıdır.

3- Davacının temyizine gelince; alacak likit bir başka anlatımla borçlusu tarafından hesaplanabilecek durumdadır. Bu durumda İİK nun 67/2. maddesi hükmü dikkate alınarak davacı banka yararına icra inkar tazminatına hükmolunmak gerekirken davacının icra inkar tazminatı isteminin reddi doğru görülmemiştir.

Sonuç: Yukarıda açıklanan 1 sayılı bentte açıklanan nedenlerle davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, 2 sayılı bentte açıklanan nedenle hükmün davalılar, 3 nolu bentte açıklanan nedenle davacı banka yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı Namık Kemal ve M. Akif yararına takdir edilen 550.00.YTL duruşma vekalet ücretinin, davacıdan alınarak, davalı Namık Kemal ve M. Akif ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.07.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.