HARÇTAN MUAFİYET MAKTU HARÇ NİSPİ KARAR VE İLAM HARCI VEKALET ÜCRETİ
T.C.
Yargıtay

Hukuk Genel Kurulu


Tarih 03.11.2010
Esas No 2010/10-550
Karar No 2010/561

HARÇTAN MUAFİYET MAKTU HARÇ NİSPİ KARAR VE İLAM HARCI VEKALET ÜCRETİ

Özet

DAVALI HARÇTAN MUAF İSE ALEYHİNE AÇILAN DAVA NİSPİ HARCA TABİ OLSA BİLE, DAVA AÇILIRKEN MAKTU HARÇ ALINMALI, YARGILAMA SONUNDA HÜKMEDİLME OLANAĞI BULUNMAYAN NİSPİ KARAR VE İLAM HARCININ PEŞİN MİKTARININ ÖDENMESİ ARANMAMALIDIR. ANCAK DAVALININ, SIFATI GEREĞİ HARCIN MAKTU ALINMIŞ OLMASI, VEKALET ÜCRETİNİN DE MAKTU ALINMASI SONUCUNU DOĞURMAZ.



İçerik

KARAR
Taraflar arasındaki "ödeme emrinin iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; (Kadıköy Üçüncü İş Mahkemesi)'nce davanın kabulüne dair verilen www.neohukuk.net 09.09.2008 gün ve 2008/550-338 E.-K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay Onuncu Hukuk Dairesi'nin 16.03.2010 gün ve 2008/20178 esas, 2009/3732 sayılı ilamı ile;
("...Davacı, İ... Yayıncılık A.Ş.'nin 1999/8-2001/2 aylarına ilişkin prim borçları nedeniyle 6183 sayılı Kanun uyarınca yapılan takip kapsamında gönderilen ödeme emrinin iptaline karar verilmesini istemiş, mahkemece, maktu harç alınmak suretiyle yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
506 sayılı Kanun'un 80. madde si; prim borçlarından dolayı tüzel kişilerin üst düzey yönetici ve yetkililerinin Kuruma karşı işveren tüzel kişiyle birlikte müteselsil sorumluluklarını düzenlemiş, 3917 sayılı Kanun'un 1. madde si ile yapılan düzenleme sonrasında ise, Kurum alacaklarının takibinde 6183 sayılı
Kanun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Bu bağlamda, davanın yasal dayanağı 6183 sayılı Kanun'un 58. madde si olup, ödeme emrinin iptaline yönelik davanın "menfi tespit" niteliğinde olduğu kabul edilmektedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27.02.2008 gün ve 2008/21-139-204; 03.10.2007 gün ve 2007/21-623-717; 26.04.2006 gün ve 2006/21-198-249 sayılı Kararları). Hal böyle olunca; davanın nispi harca tabi tutulması zorunludur.
Harçlar Kanunu harcın alınmasını ve tamamlanmasını, yanların isteklerine bırakmamış, bu yönün mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilmesi gerekeceğini hükme bağlamış, 32. madde sinde, "Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı" öngörülmüştür. Bu nedenle, nispi harcın tahsil edilmesi ve bu noksanlığın giderildiği takdirde davaya devam edilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek, işin esası bakımından hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davalı vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, maktu harç alınmak suretiyle yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Özel Daire'ce, yukarıda ayrıntısı yer aldığı üzere, "davanın hukuki nitelikçe menfi tespit olup, nispi harca tabi tutulması gerektiği, Harçlar Ka-nunu'nun harcın alınmasını ve tamamlanmasını, yanların isteklerine bırakmayıp, bu yönün mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilmesi gerekeceğini hükme bağladığı, 32. madde sinde, *Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı'nın belirtildiği, bu nedenle, nispi harcın tahsil edilmesi ve bu noksanlığın giderildiği takdirde davaya devam
edilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek, işin esası bakımından hüküm kurulmasının yerinde olmadığı" gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Yerel mahkemece, önceki gerekçelerle ve ayrıca 6183 sayılı Kanun'un 58. madde sine göre; ödeme emrinin iptaline yönelik davalarda nispi harç alınması gerektiği, ancak Anayasa'nın 141. madde sinin son fıkrasında hüküm olunduğu üzere, davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi içinde olduğu, dava kabul edildiğinde SGK harçtan muaf olduğundan alınan harcın tümüyle davacıya iade edileceği, iade edilecek harcın davacı tarafından yatırılması zaman ve maddi kayba sebep olacağı, kaldı ki; dava reddedilecek dahi olsa harç maktu alınacağından ve maktu harcın Hazine'ye gelir kayıt edileceği ve maktu harç dışındaki bakiye harcın davacıya iade edileceği, noksan harcın ikmal edilmesinin her halükarda sonuca etki etmeyeceği, gerekçesiyle direnme kararı verilmiş; davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davanın niteliği gereği alınması gereken harcın niteliği ve eksik harç ödenmeksizin yargılama yapılarak hüküm kurulmasına olanak bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Burada harç konusunda genel bir açıklama yapılmasında yarar vardır.
Kamu hizmetlerinin kurulması ve yürütülmesi için gerekli olan mali kaynağın sağlanması amacıyla devletin egemenlik gücüne dayanarak koyduğu mali yükümlülüklerden kaynaklanan alacakları genel olarak kamu alacakları olarak nitelendirilmektedir.
Devletin kamu alacağını oluşturan gelir kaynaklarından birini de, kamu hizmetlerinden yararlananların ödedikleri harçlar oluşturmaktadır. Harçların oluşturduğu yükümlülük, teoride, "masrafı karşılama" ve "faydalanma" ilkelerine dayandırılmaktadır. Masraf(lar)ı karşılama ilkesine göre harç, hizmetin gerektirdiği maliyetle ölçülürken; faydalanma ilkesinde hizmetin maliyeti değil, yükümlü için taşıdığı değer esas alınmaktadır.
Yapılan açıklamalar karşısında harç; bazı kamu hizmetlerinden yararlanan ve hatta kanun hükmü ile yararlanmak zorunda bırakılan özel ve tüzel kişilerin, özel menfaatlerine ilişkin olarak, kamu kuruluşlarının hizmetlerinden
yararlanmaları karşılığında, belli bir ölçüde bu hizmetlerin maliyetine katılmaları amacıyla konulan ve zor unsuruna dayanan mali yükümlülüklerdir (Pınar, Burak: Yargı ve İcra Harçları, Ankara 2009, s. 1-3; Diğer harç tanımları için bakınız; a.g.e, s. 3, dipnot 12'deki eserler; Yılmaz, Zekeriya: Hukuk Davalarında Yargılama Harç ve Giderleri ile Vekalet Ücreti, Ankara 2006, s. 179 vd.).
Diğer bir deyişle harç, muhtelif kanunların konusunda bulunan adli ve idari hizmetlerde ve bu hizmetin gerektirdiği kırtasiye ve formalite masraflarını karşılamak mülahazasıyla hakiki ve hükmi şahıslardan Hazine'ce alınan bir paradır. Yapılan işler ve görülen hizmet amme hizmetinden ziyade, kişilerin şahsına ve menfaatine ilişkindir