TAPU İPTAL DAVASI - SİCİL KAYDININ TERKİNİ VE YIKIM İSTEĞİ- DAVALI LEHİNE VEKALET ÜCRETİ TAKDİRİ VE YARGILAMA GİDERLERİNİN KABUL RED ORANLAMASI YAPILARAK TARAFLARA YÜKLETİLMİŞ OLMASININ İSABETSİZLİĞİ
T.C.
Yargıtay

Hukuk Genel Kurulu


Tarih 07.03.2012
Esas No 2011/1-857
Karar No 2012/129

- TAPU İPTAL DAVASI - SİCİL KAYDININ TERKİNİ VE YIKIM İSTEĞİ- DAVALI LEHİNE VEKALET ÜCRETİ TAKDİRİ VE YARGILAMA GİDERLERİNİN KABUL RED ORANLAMASI YAPILARAK TARAFLARA YÜKLETİLMİŞ OLMASININ İSABETSİZLİĞİ

Özet

MAHKEMECE REDDEDİLEN BİR TALEP OLMAYIP, KISMEN KABULDEN SÖZ EDİLEMEZ VE YARGILAMA GİDERLERİ İLE VEKALET ÜCRETİNE İLİŞKİN HÜKMÜN DE www.neohukuk.net BUNA GÖRE OLUŞTURULMASI GEREKİR. HAL BÖYLE OLUNCA, MAHKEMECE TALEBİN REDDEDİLEN BÖLÜMÜ VARMIŞ GİBİ DAVALI LEHİNE DE VEKALET ÜCRETİ TAKDİRİ VE YARGILAMA GİDERLERİNİN KABUL RED ORANLAMASI YAPILARAK, TARAFLARA YÜKLETİLMİŞ OLMASI DOSYA KAPSAMINA UYGUN DÜŞMEMEKTEDİR.



İçerik

DAVA: Taraflar arasındaki tapu iptal, terkin ve yıkım davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Ardeşen Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 24.01.2007 gün ve 2005/646 E. 2007/19 K sayılı kararın incelenmesi davacı tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 1.Hukuk Dairesinin 11.12.2007 gün ve 2007/8934 E. 10735 K sayılı ilamı ile dava 3621 Sayılı Yasadan kaynaklanan tapu iptal ve sicil kaydının terkini ve yıkım isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden kayden davalıların miras bırakanına ait 1683 parsel sayılı taşınmazın kabul kapsamında kalan bölümünün 28.11.1997 tarih 5/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca belirlenen kıyı kenar çizgisine göre, tanımı aynı yasanın 4. maddesinde yapılan kıyıda kaldığı saptanmak suretiyle davanın kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacı Hazinenin bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine,Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince dava dilekçesinin içeriğinden ve iddianın ileri sürülüş biçiminden davacı Hazine taşınmazın tümünün sicil kaydının terkinini istememiş, yapılacak uygulama sonucunda kıyıda kalan bölümün sicilinin terkinini istemiştir. Mahkemece yapılan uygulama sonunda da taşınmazın kısmen kıyıda kaldığı belirlenerek bu kısma ilişkin olmak üzere davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bu durumda davacının isteğinin kısmen kabul ve kısmen reddedildiğini söyleyebilme olanağı yoktur.

Öyle ise yargılama giderlerinin de kabul ve red oranına göre taraflar üzerinde bırakılması ve davada vekille temsil edilen davalı lehine vekalet ücreti takdiri de doğru değildir,gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.