İŞÇİ ALACAĞI DAVASI İŞ MAHKEMESİNİN GÖREVİ ESNAF BİRDEN FAZLA GELİR KAYNAĞININ BULUNMASI YARGILAMA GİDERLERİ VEKALET ÜCRETİ
T.C.
Yargıtay

Hukuk Dairesi 9


Tarih 10.04.2012
Esas No 2012/12589
Karar No 2012/12195

İŞÇİ ALACAĞI DAVASI İŞ MAHKEMESİNİN GÖREVİ ESNAF BİRDEN FAZLA GELİR KAYNAĞININ BULUNMASI YARGILAMA GİDERLERİ VEKALET ÜCRETİ

Özet

Dava, işçi alacağı istemine ilişkindir.Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevi noktasında toplanmaktadır. Davacı davalının adına kayıtlı birden fazla ticari taksi olduğunu, başka gelir kaynaklarının da bulunduğunu iddia etmektedir. Bu durumda ilk olarak davalının esnaf odası ve vergi kayıtları getirtilmeli, davalının 507 sayılı yasanın yürürlükte olduğu dönem için geçimini münhasıran ticari taksi işletmesinde sağlayıp sağlamadığı, başkaca gelir kaynağının bulunup bulunmadığı araştırılıp açıklığa kavuşturulmalıdır. Neticede davacının 507 sayılı yasanın yürürlükte olduğu dönemde www.neohukuk.net başkaca gelir kaynağı olduğu geçinimi sadece taksi işletmeciliğinden sağlamadığı sonucuna varılırsa bu dönem için davalının esnaf olduğundan söz edilemez ve davalı iş kanunu kapsamında kabul edilebilecektir ve davada İş Mahkemeleri görevli kabul edilebilecektir.Davalı adına kayıtlı olduğu iddia edilen bütün ticari taksilerin trafik tescil müdürlüğünden araştırması yapılarak uyuşmazlık konusu dönemde davalı adına kayıtlı olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre bir değerlendirmeye tabi tutulması gerekir. Kabule göre ise; yürürlükte bulunan 6100 Sayılı HMK hükümleri dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi ve ayrıca, avukatlık giderleri yargılama giderlerinden olduğu halde, mahkemenin verdiği görevsizlik kararının kesinleşmesi ve başka mahkemeye gönderilmesi işlemleri ve sonucu beklenilmeden gerekçeli kararla birlikte vekalet ücretine hükmetmesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 7 ve 12.maddelerine göre davacının dava dilekçesindeki talebi dikkate alınarak vekalet ücretinin icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu ücret olan 400 TL olması gerekirken, asıl alacağı da geçecek şekilde bir rakamla hüküm verilmesi de hatalıdır.



İçerik

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, izin ücreti, genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkeme, isteği görev yönünden reddetmiştir.

Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi U. Ocak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : A ) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı, davalıya ait takside çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence haksız fesih edildiğini ileri sürerek kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, izin ücreti, genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

B ) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı, davanın reddini istemiştir.

C ) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, görevsizlik kararı verilmiştir.

D ) Temyiz:

Kararı davacı temyiz etmiştir.

E ) Gerekçe:

1. Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevi noktasında toplanmaktadır.

4857 sayılı İş Kanununun 1 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, 4 üncü maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, işverenler ile işveren vekillerine ve işçilerine, çalışma konularına bakılmaksızın bu Kanunun uygulanacağı belirtilmiştir.

İş Mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde iş davalarına bakmak üzere bir asliye hukuk mahkemesi görevlendirilir. İş davalarına bakmakla görevli asliye hukuk mahkemesine açılan dava "iş mahkemesi sıfatıyla" açılmamış ise, mahkeme görevsizlik kararı veremez. Bu durumda asliye hukuk mahkemesi tarafından, verilecek bir ara kararı ile davaya "iş mahkemesi sıfatıyla " bakmaya devam olunur.

Davanın, İş Kanunu kapsamı dışında kalması halinde, dava dilekçesinin görev nedeniyle reddi ve dosyanın görevli hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir. Davanın esastan reddi usule aykırıdır.

5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1 inci maddesi uyarınca, İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında, iş akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri iş mahkemeleridir.

4857 sayılı Yasanın 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının ( ı ) bendi uyarınca, 507 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Kanununun 2 inci maddesinin tarifine uygun üç kişinin çalıştığı işyerlerinde bu kanun hükümleri uygulanmaz.

507 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde "İster gezici olsun ister bir dükkân veya bir sokağın belli yerinde sabit bulunsunlar, ticarî sermayesi ile birlikte vücut çalışmalarına dayanan ve geliri o yer ve gelenek ve teamülüne nazaran tacir niteliğini kazanmasını icap ettirmeyecek miktarda sınırlı olan ve bu bakımdan ticaret sicili ve dolayısıyla ticaret ve sanayi odasına kayıtları gerekmeyen, ayni niteliğe ( sermaye unsuru olsun olmasına ) sahip olmakla beraber, ayrıca çalıştığı sanat, meslek ve hizmet kolunda bilgi, görgü ve ihtisasını değerlendiren hizmet, meslek ve küçük sanat sahipleriyle bunların yanında çalışanlar ve geçimini sınırlı olarak kamyonculuk, otomobilcilik ve şoförlükle temin eden kimselerin 1 inci maddede belirtilen amaçlarla kuracakları dernekler bu kanun hükümlerine tabidir" denilmektedir.