ADALET KOMİSYONU İŞLEMİNİN İPTALİ İSTEMİ DAVACININ EMEKLİ SANDIĞI İŞTİRAKÇİSİ OLARAK GÖREVE BAŞLAMIŞ OLMASI 243 VE 458 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERİN UYGULANMASI DAVA KONUSU İŞLEMİN İPTALİNE İLİŞKİN MAHKEME KARARINDA HUKUKİ İSABET BULUNMAMASI

DANIŞTAY
11. DAİRE

Tarih

: 14.03.2011

Esas No : 2008/7612
Karar No : 2011/2091

- ADALET KOMİSYONU İŞLEMİNİN İPTALİ İSTEMİ
- DAVACININ EMEKLİ SANDIĞI İŞTİRAKÇİSİ OLARAK GÖREVE BAŞLAMIŞ OLMASI
- 243 VE 458 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERİN UYGULANMASI
- DAVA KONUSU İŞLEMİN İPTALİNE İLİŞKİN MAHKEME KARARINDA HUKUKİ İSABET BULUNMAMASI

ÖZET: ÜÇ YILLIK ÖĞRETMEN LİSESİNDEN MEZUN OLAN VE EMEKLİ SANDIĞI İŞTİRAKÇİSİ OLARAK GÖREVE BAŞLAYAN DAVACININ GENEL LİSE MEZUNLARINDA OLDUĞU GİBİ ON ÜÇÜNCÜ DERECENİN ÜÇÜNCÜ KADEMESİNDEN GÖREVE BAŞLATILARAK 458 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME GEREĞİNCE BİR DERECE, 243 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME GEREĞİNCE DE BİR KADEME VERİLEREK, EMEKLİ OLDUĞU TARİH GÖZ ÖNÜNE ALINMAK SURETİYLE İNTİBAKININ BEŞİNCİ DERECENİN ÜÇÜNCÜ KADEMESİ OLARAK YAPILMASINDA MEVZUATA AYKIRILIK BULUNMADIĞINDAN, DAVA KONUSU İŞLEMİN İPTALİNE İLİŞKİN İDARE MAHKEMESİ KARARINDA HUKUKİ İSABET GÖRÜLMEMİŞTİR.
İstemin Özeti: Ankara 9. İdare Mahkemesi’nce verilen 27.11.2007 tarihli ve E.2006/116, K:2007/2079 sayılı kararın; davalı idare tarafından, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyizen incelenerek bozulmasını istenilmektedir.

Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi: Özden Atabek
www.neohukuk.net

Düşüncesi: 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun ek madde 30 ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 36. maddeleri karşısında dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı: H. Gül Yılmaz

Düşüncesi Dava konusu işlemin iptaline, yargılama giderlerinin davalı İdareden alınarak davacıya verilmesine karar veren İdare Mahkemesi kararı davalı idare tarafından temyiz edilmektedir.

5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu'nun 36 ncı maddesinde, ilgili kanunlarda yer verilmemiş olsa dahi, Kuruma ait taşınır ve taşınmazlar, bunların alım ve satım işlemleri ile Kuruma yapılacak ve bağış ve yardımlar, Kurumun taraf olduğu davalar, icra kovuşturmaları ile ilamlar, Kurum tarafından satın alınan taşınmazlar ile ilgili tüm tapu işlemleri, Kurum tarafından yapılan bütün işlemler ve bu işlemler için ilgililere verilmesi veya bunlardan alınması gereken yazı ve belgeler ve bunların suretleri, damga vergisi ve harçlar ile belediyelerde yürütülecek her türlü hizmet karşılığı alınan ücret ve katılma payından müstesna olacağı öngörülmüştür. Bu düzenleme uyarınca davalı idare her türlü harçtan muaf tutulduğundan başvuru harcı ve karar harcının davacıya iade edilmesi, davalı idareden alınmaması gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle davalı idarenin temyiz isteminin harçlar yönünden kabulüyle mahkeme kararının bu kısmının bozulması, esasa ilişkin temyiz isteminin reddiyle, Mahkeme kararının bu kısmının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onbirinci Dairesince işin gereği görüşüldü:

Dava, Demirci Adliyesi’nde zabıt katibi olarak görev yapmakta iken emekliye sevk edilen davacının intibakının 5. derecenin 3. kademesi üzerinden yapılmasına ilişkin 12.12.2005 tarihli Salihli Adalet Komisyonu işlemi ile bu işleme dayanılarak düzenlenen hizmet belgesinin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

Ankara 9. İdare Mahkemesi’nce; Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı’nın 25.8.1973 tarihli ve 456 sayılı Kararında, 1975 - 1976 öğretim yılından itibaren ÖĞRETMEN lisesi diploması alarak mezun olanların meslek lisesi değil, genel lise öğrenimi görmüş sayılacaklarının belirtildiği, 26.5.1952 tarihli ve E: 1952/15, K: 1952/244 sayılı İçtihadı Birleştirme Kurulu kararı ile kanunsuz bir terfi işleminden sonra aynı memur hakkında kanuna uygun müteaddit terfiler cereyan ettiği takdirde idare tarafından kanunsuz terfiin artık geri alınamayacağına karar verildiği, dava konusu olayda, her ne kadar ÖĞRETMEN lisesi mezunu olan ve genel lise öğrenimi görmüş sayılan davacının göreve 13. derecenin 3. kademesinden başlatılması gerektiği tabii ise de, içtihadı birleştirme kararı doğrultusunda, kanunsuz yapılan terfi memur lehine kazanılmış hak doğurmasa da bu işlemin bir çok sübjektif etki ve sonuçlar doğurduğu, idarece kanunsuz bir terfi işleminin her zaman geri alınabileceğinin kabulünün istikrar ilkesiyle bağdaştırılmayacağı, anılan içtihadı birleştirme kararında sözü edilen ibaresinden en az iki derece terfii yapılmış olmasının anlaşılması gerektiği, bunun da 6 yıllık bir süreye karşılık geldiğinin konuya ilişkin Danıştay kararlarında da vurgulandığı, bu durumda, 12.12.1985 tarihli kararla daha önce 13. derecenin 3. kademesinden başlatılarak yapılan ataması düzeltilerek 12. derecenin 2. kademesinden başlatılan davacının, 20 yıl sonra intibakının 13. derecenin 3. kademesinden yapılmasına ilişkin işlemde, idari istikrar ilkesine ve hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Davalı idare, Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu öne sürmekte ve temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun ek 30. maddesinde; iştirakçilerin, emeklilik keseneğine esas olan derece ve kademelerinin mevzuata uygunluğunun Sandıkça inceleneceği, eksik gönderilen kesenek ve karşılık farklarının kurumlarından tahsil, fazla gönderilen kesenek ve karşılıkların ise kurumlarına iade edileceği, Sandıkça mevzuata uygun olarak tespit olunacak derece ve kademe üstündeki derece ve kademe aylığı üzerinden emeklilik keseneği kesilmiş olunmasının, iştirakçilere emeklilik bakımından bir hak sağlamayacağı kurala bağlanmıştır.

Anılan Yasa maddesine göre, ilgililerin kurumları tarafından intibakları yapıldıktan sonra emeklilik keseneğine esas olan derece ve kademelerin mevzuata uygunluğunun Sandıkça incelenebileceği ve Kurum tarafından yapılan intibakta bir hata mevcut ise, Sandıkça hukuka uygun olarak tespit edilen derece ve kademe intibakı üzerinden emekli aylığı bağlanarak emekli ikramiyesi ödeneceği açıktır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 36. maddesinin başlıklı bölümünde yer alan tabloda lise mezunlarının göreve 13. derecenin 3. kademesinden başlatılarak 3. derecenin son kademesine kadar yükselebilecekleri belirtildiğinden, lise mezunlarının 13. derecenin 3. kademesinden memuriyete başlayacakları konusunda duraksama bulunmamaktadır.

Dava dosyasının incelenmesinden; 5.10.1978 tarihinde Demirci ÖĞRETMEN Lisesinden mezun olan davacının 6.12.1984 tarihinde 13. derecenin 3. kademesi üzerinden Selendi Adliyesine zabıt katibi olarak atandığı, 12.12.1985 tarihli Salihli Adalet Komisyonu Başkanlığı kararı ile ÖĞRETMEN lisesi mezunu olduğundan bahisle tahsil durumu itibarıyla intibakının 12. derecenin 2. kademesi olarak düzeltildiği, davacının 17.5.2005 tarihinde emekliye sevk edildiği, Emekli Sandığı tarafından, 5434 sayılı Kanunun Ek 30. maddesi uyarınca yapılan incelemede; 25.8.1973 tarihli, 456 sayılı Talim ve Terbiye Kurulu Kararında; ÖĞRETMEN liselerinin öğrenim süresinin üç yıla indirildiği, genel lise programlarını uygulamaya başladığı ve 1975 - 1976 öğretim yılından itibaren <ÖĞRETMEN lisesi> diploması alarak mezun olanların meslek lisesi değil, genel lise öğrenimi görmüş sayılacakları belirtildiğinden bahisle 15.9.2005 tarihli işlem ile 15.1.1985 - 15.6.2005 tarihleri arası toplam 20 yıl 4 ay 14 gün hizmetine karşılık 3 yıllık Demirci ÖĞRETMEN Lisesi mezunu olarak genel lise mezunlarında olduğu gibi 13. derecenin 3. kademesinden başlatılarak 5. derece 3. kademe intibakı üzerinden emekli aylığı bağlandığı ve 20 tam yıl hizmetine karşılık emekli ikramiyesi ödendiği, davalı idarenin Adalet Bakanlığına gönderdiği 17.11.2005 tarihli yazı ile, davacının 1978 yılında liseden mezun olması nedeniyle intibakının 12. derecenin 2. kademesinden başlatılamayacağının bildirildiği, bunun üzerine davacının intibakının 5. derecenin 3. kademesine yapılması konusunda kurumuyla mutabık kalınarak, Salihli Adalet Komisyonunun 12.12.2005 tarihli ve 2005/389 sayılı dava konusu kararıyla davacının görevine 13. derecenin 3. kademesi üzerinden başlatılarak 5. derecenin 3. kademesine yükseltilmesine karar verildiği, bu kararın iptali istemiyle de bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İdare Mahkemesince; kanunsuz bir terfi işleminin idarece her zaman geri alınabileceğinin kabulünün idari istikrar ilkesiyle bağdaştırılmayacağı, davacının intibakının, 20 yıl sonra 13. derecenin 3. kademesinden başlatılması işleminde, 26.5.1952 tarihli ve E: 1952/15, K: 1952/244 sayılı İçtihadı Birleştirme Kurulu kararı karşısında hukuka uygunluk bulunmadığına karar verilmiş ise de; 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun ek 30. maddesi uyarınca davalı idareye verilen yeniden intibak yapma yetkisi karşısında, idari istikrar ilkesinden bahisle olayda, anılan İçtihadı Birleştirme Kurulu kararının uygulanmasına hukuken imkan bulunmamaktadır.

Bu duruma göre; 5.10.1978 tarihinde 3 yıllık Demirci ÖĞRETMEN Lisesi’nden mezun olan ve Emekli Sandığı iştirakçisi olarak göreve başlayan davacının genel lise mezunlarında olduğu gibi 13. derecenin 3. kademesinden göreve başlatılarak 15.10.1991 tarihinde 458 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince 1 derece, 1.1.2002 tarihinde 243 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince de 1 kademe verilerek, emekli olduğu tarih göz önüne alınmak suretiyle intibakının 5. derecenin 3. kademesi olarak yapılmasında mevzuata aykırılık bulunmadığından, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenle davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulmasına, dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere Mahkemeye gönderilmesine 14.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.