ÖĞRETMEN OLAN DAVACININ DERS ÜCRETİ KESİM CEZASI İLE CEZALANDIRILMASI OKUL MÜDÜRÜNÜN SORUŞTURMAYI YÜRÜTMESİ DİSİPLİN CEZASININ OBJEKTİFLİK VE TARAFSIZLIK İLKESİNE AYKIRI OLARAK VERİLMESİ

DANIŞTAY
12. DAİRE

Tarih

: 28.03.2011

Esas No : 2008/7823
Karar No : 2011/1425

- ÖĞRETMEN OLAN DAVACININ DERS ÜCRETİ KESİM CEZASI İLE CEZALANDIRILMASI
- OKUL MÜDÜRÜNÜN SORUŞTURMAYI YÜRÜTMESİ
- DİSİPLİN CEZASININ OBJEKTİFLİK VE TARAFSIZLIK İLKESİNE AYKIRI OLARAK VERİLMESİ

ÖZET: DAVA, ÖĞRETMEN OLAN DAVACININ, DERS ÜCRETİ KESİM CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA İLİŞKİN İŞLEMİN İPTALİ İLE YAPILAN KESİNTİNİN YASAL FAİZİ İLE BİRLİKTE DAVALI İDAREDEN TAHSİLİNE KARAR VERİLMESİ İSTEMİYLE AÇILMIŞTIR. DİSİPLİN CEZALARININ SAĞLIKLI VE OBJEKTİF OLMASI CEZAYI VEREN DİSİPLİN AMİRLERİNİN OLAYI OBJEKTİF DEĞERLENDİREBİLMELERİYLE MÜMKÜNDÜR. OLAYDA, SORUŞTURMAYI YÜRÜTEN OKUL MÜDÜRÜNÜN AYNI ZAMANDA DİSİPLİN AMİRİ SIFATIYLA CEZA VERMİŞ OLMASI NEDENİYLE OBJEKTİFLİK VE TARAFSIZLIK İLKESİNE AYKIRI OLARAK VERİLEN DİSİPLİN CEZASININ İPTALİNE KARAR VERİLMESİ GEREKİR.
İstemin Özeti: Ankara 9. İdare Mahkemesince verilen 29.2.2008 günlü, E:2006/1336, K:2008/473 sayılı kararın dilekçede yazılı nedenlerle temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti: Temyizi istenen kararın usul ve kanuna uygun olduğu, ileri sürülen nedenlerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesine uymadığı, bu nedenle istemin reddi gerekeceği yolundadır.
www.neohukuk.net

Danıştay Tetkik Hakimi: Sevcan Gülsen

Düşüncesi: İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir neden de bulunmadığından anılan kararın onanması gerektiği düşünülmüştür.

Danıştay Savcısı: E. Nur Necef

Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği düşünüldü:

Dava, ÖĞRETMEN olan davacının, ders ücreti kesim cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali ile yapılan kesintinin yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

Ankara 9. İdare Mahkemesinin 29.2.2008 günlü, E:2006/1336, K:2008/473 sayılı kararıyla; dosyada mevcut tüm bilgi ve belgeler ile tanık ifadelerinin incelenmesinden, davacının iki öğrencisini ders esnasında dövdüğünün sübuta erdiği anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı, dava konusu işlemin hukuk ve usule aykırı olduğunu öne sürmekte ve kararın temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmeliğinin Disiplin amirlerinin yetkileri başlıklı 18. maddesinde; disiplin amirlerinin kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile kanunların, tüzüklerin ve yönetmeliklerin Devlet memuru olarak emrettiği görevleri yurt içinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun, niteliğine ve ağırlık derecesine göre, 657 sayılı Kanunda yazılı disiplin cezalarından yetkisi dahilinde bulunanları vermeye yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.

Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle sübjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler.

Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatla belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır.

Dosyanın incelenmesinden, ilköğretim okulu ÖĞRETMENi olan davacının talebeyi dövme fiilini işlediğinin okul müdürü tarafından savunması alınıp, tanık ifadelerine başvurulmak suretiyle yapılan soruşturma sonucunda sübuta erdiğinden bahisle davacının 1702 sayılı Kanunun 22/4. maddesi uyarınca ve bir alt ceza uygulanarak okul müdürü tarafından ders ücreti kesim cezası ile cezalandırılması üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Disiplin cezalarının sağlıklı ve objektif olması cezayı veren disiplin amirlerinin olayı objektif değerlendirebilmeleriyle mümkündür. Olayda, soruşturmayı yürüten okul müdürünün aynı zamanda disiplin amiri sıfatıyla ceza vermiş olması nedeniyle objektiflik ve tarafsızlık ilkesine aykırı olarak verilen disiplin cezasının iptaline karar verilmesi gerekirken bu husus gözardı edilerek işin esasına ilişkin olarak verilen idare mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile Ankara 9. İdare Mahkemesince verilen 29.2.2008 günlü, E:2006/1336, K:2008/473 sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen nedenler gözetilmek suretiyle yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine 28.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.