GENEL KREDİ SÖZLEŞMESİNİN KEFİL OLARAK İMZALANMASI- MENFİ TESPİT - TAZMİNAT VE TAKİBİN İPTALİ DAVASI - DAVACININ BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİ DAVASI AÇMAKTA HUKUKİ YARARI BULUNUP BULUNMADIĞI - DAVALI BANKANIN HAKSIZ İCRA TAKİBİ YAPMASI
T.C.
Yargıtay

Hukuk Genel Kurulu


Tarih 17.03.2010
Esas No 2010/19-123
Karar No 2010/154

GENEL KREDİ SÖZLEŞMESİNİN KEFİL OLARAK İMZALANMASI- MENFİ TESPİT - TAZMİNAT VE TAKİBİN İPTALİ DAVASI - DAVACININ BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİ DAVASI AÇMAKTA HUKUKİ YARARI BULUNUP BULUNMADIĞI - DAVALI BANKANIN HAKSIZ İCRA TAKİBİ YAPMASI

Özet

DAVA, İPOTEĞİN PARAYA ÇEVRİLMESİ YOLUYLA YAPILAN TAKİP NEDENİYLE BORÇLU OLUNMADIĞININ TESPİTİ, TAKİBİN İPTALİ VE %40 TAZMİNATA HÜKMEDİLMESİ İSTEMİNE İLİŞKİNDİR. DAVALI BANKA DAVACIYA AİT ÇEKİŞMELİ TAŞINMAZ ÜZERİNDEKİ İPOTEĞİN KALDIRILMIŞ OLDUĞUNU BİLMESİNE RAĞMEN HAKSIZ OLARAK İCRA TAKİBİNE GİRİŞMİŞ OLUP, BUNUN SONUCUNA KATLANMALIDIR. AYRICA DAVACININ ELDEKİ DAVAYI DA GEREKÇE GÖSTEREREK İCRA TAKİBİNE İTİRAZ ETMESİ, ANCAK TAKİBİN DURMASINI SAĞLAMAKTA OLUP, İCRA TAKİBİNİ ORTADAN KALDIRMAMAKTADIR. TAKİBİN İPTALİ İSE ELDEKİ DAVANIN AÇILMASINDAN SONRA GERÇEKLEŞEN BİR SONUÇTUR.

 

www.neohukuk.net

İçerik

DAVA: Taraflar arasındaki Menfi tespit, tazminat ve takibin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Ankara Asliye 4. Ticaret Mahkemesince karar verilmesine yer olmadığına, tazminat isteminin reddine dair verilen 25.6.2008 gün ve 2008/208-318 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 4.6.2009 gün ve 2008/9969-2009/5308 sayılı ilamı ile davacı vekili, müvekkilinin İ. U.'ın kredi borcu için bir taşınmazı üzerinde davalı banka lehine ipotek tesis ettiğini, ayrıca 42.000 TL'lik borca kefil olduğunu, müvekkilinin taşınmazın devrini yapabilmek için 42.000 TL anapara ve masraf olmak üzere 48.000 TL ödeyip ipoteği kaldırttığını, davalının buna rağmen Ankara 22.İcra Müdürlüğünün 2008/303 esas sayılı dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçtiğini, müvekkilinin davalı bankaya borcu bulunmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, %40'dan aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevabında, davacının müvekkili banka ile dava dışı İ. U. arasında düzenlenen 27.06.2005 tarihli genel kredi sözleşmesini kefil sıfatıyla imzaladığını, ayrıca 24.06.2005 tarihli 225.000 TL bedelli ipotek alındığını, ipoteğin 02.05.2006 tarihinde fekkedildiğini, ipoteğin fekkine rağmen sehven ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçildiğini, icra müdürlüğünün takibin iptaline karar verdiğini, davacının sözleşme uyarınca şahsi sorumluluğunun devam ettiğini, bu nedenle ayrıca ilamsız takip yapma hakları bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre davacı tarafından davalı banka lehine düzenlenen ipoteğin kaldırıldığı, takip yapılmışsa da davadan sonra takibin iptaline karar verildiği, davanın konusuz kaldığı, davalının takibinde kötüniyetli kabul edilemeyeceği gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davalı banka tarafından davacı aleyhine takibe geçilmiş olup, takip borçlusu davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararı vardır.

Takibin iptali nedeniyle dava konusuz kalsa bile mahkemece dava tarihi itibariyle haklılık durumu üzerinde durularak vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmelidir.

Bu yönler gözetilmeden karar verilmesi isabetsizdir gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilerek dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Karar: Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti, takibin iptali ve %40 tazminata hükmedilmesi istemine ilişkindir.