ALACAK DAVASI - PROTOKOLE DAYALI ALACAK İSTEMİ - HER DAVANIN AÇILDIĞI TARİHTEKİ FİİLİ VE HUKUKİ DURUMA GÖRE HÜKME BAĞLANACAK OLMASI - DAVA TARİHİNDEN SONRA DOĞACAK HAKLAR İÇİN GÖRÜLMEKTE OLAN DAVADA KARAR VERİLMESİNİN MÜMKÜN OLMAMASI
T.C.
Yargıtay

Hukuk Dairesi 11

                                     www.neohukuk.net
Tarih 19.01.2010
Esas No 2008/4182
Karar No 2010/520

ALACAK DAVASI - PROTOKOLE DAYALI ALACAK İSTEMİ - HER DAVANIN AÇILDIĞI TARİHTEKİ FİİLİ VE HUKUKİ DURUMA GÖRE HÜKME BAĞLANACAK OLMASI - DAVA TARİHİNDEN SONRA DOĞACAK HAKLAR İÇİN GÖRÜLMEKTE OLAN DAVADA KARAR VERİLMESİNİN MÜMKÜN OLMAMASI

Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK) (1086): MADDE 9

Özet
Mahkemece, uyuşmazlık protokol kapsamında değerlendirilmek suretiyle, davacının davadan sonra ödediği miktarlar da hüküm altına alınarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlke olarak her dava, açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre hükme bağlanır. Dava tarihinden sonra doğacak haklar için görülmekte olan davada karar verilmesi mümkün değildir. Buna göre davanın açıldığı tarihte, davacının yaptığı ödeme tutarları dikkate alınmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, yargılama sırasında oluşan ve infazda dikkate alınabilecek olan ödemelerin de hüküm altına alınması doğru görülmemiştir.


İçerik
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 23.01.2008 tarih ve 2006/342-2008/16 sayılı kararın Yargıtay ca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.01.2010 gününde davacı avukatı İ.Onur Yönder ile davalı asil Mahmut Çelik gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı ve asil dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Karar: Davacılar vekili, müvekkili Recep Çelik ile davalı Mahmut Çelik'in 23.8.2005 tarihli protokol, ekleri ve ek protokol ile Toltrans Nak. A.Ş. Çeliksan Ltd.Şti. ve Kelebek Ltd. Şti. deki ortaklıklarına son verdiklerini, buna göre Toltrans Nak. A.Ş. ve Kelebek Ltd. Şti.nin müvekkili Recep Çelik tarafından alındığını, Çeliksan Ltd.Şti.'nin de davalı Mahmut'a bırakıldığını, protokol gereği davalıya çekler verildiğini ve paralar ödendiğini, 23.08.2005 tarihli protokolün (ö) bendi uyarınca verilen hesaplar haricinde iş dışında çıkacak çek, senet ve açık borçların davalı Mahmut'a ait olacağını, çıkacak borcun işle ilgili olması halinde bu borcun %60'ının Recep'e ve %40'ının Mahmut'a ait olacağını, protokolün yapıldığı sırada Körfez Asliye Hukuk Mahkemesi 2002/680 esas sayılı davanın müvekkiline bildirilmediğini, 21.07.2006 tarihinde icra emrinin tebliği ile haberdar olunduğunu, bu dava sonucu müvekkili şirketin alacaklıya toplam 104.000 YTL'ndan 6.500 YTL'nı ödediğini, geriye kalanı da taksitler halinde ödeyeceğini, yine ortaklık sona ermeden önceki döneme ait olmak üzere şirket avukatı Murat Karakaya'ya 7.000 YTL ücret ödendiğini, protokol gereği davalının bu giderin %40'ından sorumlu olduğunu, bu şekilde dava konusu alacak miktarının Körfez Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/680 esas sayılı dosyası nedeniyle yapılan takip sonucu ödenen miktarın %40'ı olan 41.600 YTL ve avukat Murat Karakaya'ya ödenen bedelin %40'ı olan 2.800 YTL olduğunu ileri sürerek, toplam 44.400 YTL'nın faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı Mahmut Çelik vekili, davacının protokol düzenlenirken açılan davadan haberdar olduğunu, kaldı ki ödenecek miktarın tamamının ödenmediğini, takside bağlandığını, ayrıca vekilin 31.12.2005 tarihine kadar şirketin avukatı olduğunu, Toltrans Nak.A.Ş. davacıya geçtiğinden ödemenin davacı tarafından yapılmasında bir usulsüzlük bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile 43.200 YTL'nın faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.

1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve göre, davalı vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-) Dava, taraflar arasında düzenlenen 23.08.2005 tarihli protokole dayalı alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, uyuşmazlık protokolün (ö) maddesi kapsamında değerlendirilmek suretiyle, davacının davadan sonra ödediği miktarlar da hüküm altına alınarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlke olarak her dava, açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre hükme bağlanır. Dava tarihinden sonra doğacak haklar için görülmekte olan davada karar verilmesi mümkün değildir. Buna göre davanın açıldığı tarihte, davacının yaptığı ödeme tutarları dikkate alınmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, yargılama sırasında oluşan ve infazda dikkate alınabilecek olan ödemelerin de hüküm altına alınması doğru görülmemiştir.

3-) Ayrıca, dava yukarıda belirtildiği üzere Recep Çelik ve Mahmut Çelik arasında düzenlenmiş protokole dayalı olarak açıldığına göre davacı Toltrans A.Ş.'nin davacı olma sıfatı bulunmadığından bu davacının açtığı davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

4-) Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava dilekçesinde alacağın ticari faizi ile tahsili talep edildiğine ve dava konusu olayın niteliğine göre bu talebin avans faizi anlamına geleceği dikkate alınmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

5-) Ayrıca, dava tarihinden önce yapılan ödemelere talep gibi dava tarihinden faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiştir.

Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (4) ve (5) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 19.01.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.