FESHİN GEÇERSİZLİĞİ VE İŞE İADE DAVALARI, SERİ MUHAKEME USULÜNE GÖRE İKİ AY İÇİNDE SONUÇLANDIRILIR. MAHKEMECE VERİLEN KARARIN TEMYİZİ HALİNDE YARGITAY BİR AY İÇİNDE KESİN OLARAK KARAR VERİR. SÖZ KONUSU DAVALARIN SERİ MUHAKEME USULÜNE GÖRE KISA SÜRE İ
T.C.
Yargıtay

Hukuk Genel Kurulu


Tarih 24.02.2010
Esas No 2010/9-32
Karar No 2010/104

FESHİN GEÇERSİZLİĞİ VE İŞE İADE DAVALARI, SERİ MUHAKEME USULÜNE GÖRE İKİ AY İÇİNDE SONUÇLANDIRILIR. MAHKEMECE VERİLEN KARARIN TEMYİZİ HALİNDE YARGITAY BİR AY İÇİNDE KESİN OLARAK KARAR VERİR. SÖZ KONUSU DAVALARIN SERİ MUHAKEME USULÜNE GÖRE KISA SÜRE İÇİNDE

Özet
 

FESHİN GEÇERSİZLİĞİ VE İŞE İADE DAVALARI, SERİ MUHAKEME USULÜNE GÖRE İKİ AY İÇİNDE SONUÇLANDIRILIR. MAHKEMECE VERİLEN KARARIN TEMYİZİ HALİNDE YARGITAY BİR AY İÇİNDE KESİN OLARAK KARAR VERİR. SÖZ KONUSU DAVALARIN SERİ MUHAKEME USULÜNE GÖRE KISA SÜRE İÇİNDE SONUÇLANDIRILMASI DÜŞÜNCESİ, İŞÇİNİN EMEK GELİRİNDEN OLANAKLAR ÖLÇÜSÜNDE ÇOK KISA SÜRE YOKSUN KALMA İLKESİNDEN KAYNAKLANMIŞ OLUP BU NEDENLE YARGITAY'CA VERİLECEK KARARIN KESİN OLMASI AMAÇLANMIŞTIR. "YARGITAY'CA KESİN KARARA BAĞLANIR" ŞEKLİNDEKİ DÜZENLEME İLE BOZMAYA KARŞI DİRENME YOLU KAPATILMIŞTIR. AÇIKLANAN NEDENLERLE, BOZMA KARARINA UYULMASI GEREKİR. w


İçerik

DAVA : Taraflar arasındaki "feshin geçersizliği ve işe iade" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Isparta İş Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 26.02.2009 gün ve 2008/416 E. - 2009/57 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 20.07.2009 gün ve 2009/21098-21763 sayılı ilamı ile;davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.

Davalı işveren, davacı ile yapılan iş sözleşmesinin TMSF el koyma işleminin yürütmeyi durdurma kararı nedeni ile geçersiz olduğunu, atanan yöneticilerin iş sözleşmesi yapma ve imzalama yetkileri olmadığını, yürütmeyi durdurma kararı nedeni ile yapılan işlemlerin baştan itibaren yok hükmünde sayılacağını, davacı ile yapılan sözleşmenin normal şartlar altında yapılmadığını, iş sözleşmesinin TMSF'nin şirkete el koyma kararının Danıştay kararı ve TMSF ile yapılan sulh sözleşmesi ile kaldırılması, şirketin önceki yönetim ve denetim kurullarına devredilmesi, TMSF'nin atadığı yönetim ve denetim kurullarının işine son verdiği işçilerin yeniden işe başlatılması ve bu durumun yarattığı yeniden yapılanma nedeni ile feshedildiğini, feshin işletme ve işyeri gereklerine dayandığını, el koymadan sonra yönetimin eski ve uzman çalışanları çıkarıp yerine ahbap dost ilişkileri ile yakınlarını aldığını, çıkarılanların ise işe iade kararı aldığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, davalı tarafça eski yönetim zamanında çalışan işçilerin TMSF zamanında işten çıkarılması ve şirketin yönetiminin eski yönetime tekrar devredilmesi sonunda eski işçilerin yeniden işe başlatılması nedeniyle alınan yeniden yapılandırma kararı sonucu davacının iş sözleşmesinin feshedildiği ileri sürülmüş ise de dinlenen tanık anlatımları ve dosya kapsamına göre işyerinde mesailerin kaldırılmadığı, çalışma süresinin kısaltılmadığı, işçi çıkarmamak için hiçbir önlemin alınmadığı buna göre işveren tarafından feshin en son olarak uygulanması gereğinin göz ardı edildiği ve sonuç olarak yeniden yapılandırma gerekçesinin işçi çıkarmaya yönelik olarak uygulandığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesinde işletmenin, işyerinin veya işin gerekleri kavramına yer verildiği halde, işletmesel karar kavramından söz edilmemiştir. İşveren amaç ve içeriğini belirlemekte serbest olduğu kararları, yönetim hakkı kapsamında alabilir. Geniş anlamda, işletme, işyeri ile ilgili ve işin düzenlenmesi konusunda, bu kapsamda işçinin iş sözleşmesinin feshi dahil olmak üzere işverenin aldığı her türlü kararlar, işletmesel karardır.

İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan fesihte, yargısal denetim yapılabilmesi için mutlaka bir işletmesel karar gerekir. İş sözleşmesinin iş, işyeri veya işletme gereklerine dayalı olarak feshi, işletmesel kararın sonucu olarak gerçekleşmekte, fesih işlemi de işletmesel karar çerçevesinde değişen durumlara karşı işverene tepkisini oluşturmaktadır. Bu kararlar işletme ve işyeri içinden kaynaklanan nedenlerden dolayı alınabileceği gibi, işyeri dışından kaynaklanan nedenlerden dolayı da alınabilir. Bu nedenler, bir ya da birden fazla işçinin işyerinde çalışmaya devam etmesi gerekliliğini doğrudan veya dolaylı olarak ortadan kaldırıyorsa, dikkate alınmalıdır.

İşletmesel karar söz konusu olduğunda, kararın yararlı ya da amaca uygun olup olmadığı yönünde bir inceleme yapılamaz. Kısaca işletmesel kararlar yerindelik denetimine tabi tutulamaz. İşverenin serbestçe işletmesel karar alabilmesi ve bunun kural olarak yargı denetimi dışında tutulması şüphesiz bu kararların hukuk düzeni tarafından öngörülen sınırlar içinde kalınarak alınmış olmalarına bağlıdır.

4857 sayılı İş Kanunu'nun 20/2. maddesinde açıkça, feshin geçerli nedenlere dayandığının ispat yükü davalı işverene verilmiştir, işveren ispat yükünü yerine getirirken, öncelikle feshin biçimsel koşullarına uyduğunu, daha sonra, içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli ( veya haklı ) olduğunu kanıtlayacaktır. Bu kapsamda, işveren fesihle ilgili karar aldığını, bu kararın istihdam fazlası meydana getirdiğini, tutarlı şekilde uyguladığını ve feshin kaçınılmaz olduğunu ispatlamalıdır.