ECRİMİSİL DAVASI - İNTİFA HAKKININ TAPU SİCİL KAYDINDA YER ALMADIĞI - TAŞINMAZIN İYİNİYETLE SATIN ALINDIĞI VE KULLANILDIĞI- HAKSIZ İŞGAL SÖZ KONUSU OLMADIĞINDAN ECRİMİSİL İSTEMİNİN REDDİ GEREKTİĞİ
T.C.
Yargıtay

Hukuk Genel Kurulu


Tarih 22.12.2010
Esas No 2010/3-653
Karar No 2010/691

ECRİMİSİL DAVASI - İNTİFA HAKKININ TAPU SİCİL KAYDINDA YER ALMADIĞI - TAŞINMAZIN İYİNİYETLE SATIN ALINDIĞI VE KULLANILDIĞI- HAKSIZ İŞGAL SÖZ KONUSU OLMADIĞINDAN ECRİMİSİL İSTEMİNİN REDDİ GEREKTİĞİ

Özet

ÖNCESİNDE ÜZERİNDE DAVACIYA AİT İNTİFA HAKKI TESCİL EDİLMİŞKEN, KAT İRTİFAKI KURULMASI AŞAMASINDA DAVA KONUSU BAĞIMSIZ BÖLÜM KAYDINA İNTİFA HAKKININ GEÇİRİLİP, TESCİL EDİLMEMESİ, KAYITLARA GÖRE TAŞINMAZIN ÖNCE CEBRİ SATIŞ, ARDINDAN DA SATIŞ YOLUYLA DAVALI TARAFINDAN DEVRALINMASI AŞAMASINDA SİCİL KAYDINDA İNTİFA HAKKININ YER ALMAMASI KARŞISINDA, DAVALI İYİ NİYETLE TAŞINMAZI SATIN ALAN VE KULLANAN ÜÇÜNCÜ KİŞİ KONUMUNDA OLUP; HAKSIZ ŞAGİL SAYILAMAYACAĞINDAN DAVACININ ECRİMİSİL İSTEMİNİN REDDİ GEREKİR.



İçerik

DAVA:Taraflar arasındaki ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Antalya 4. Sulh Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 29.4.2009 gün ve 2008/334 E., 2009/759 K. sayılı kararın incelenmesinin davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 26.01.2010 gün ve 2009/21291 E., 2010/870 K. sayılı ilamı ile;Davacı vekili; müvekkillerinin eşi M. T. F.’nun Antalya Sinan Mah. 12 parselde 1/3 hisse sahibi iken ölümü dolayısı ile intifa hakkını seçmesinden dolayı 1/6 oranında kanuni intifa hakkı sahibi olduğunu, davalının aynı taşınmazda 17 nolu bağımsız bölümün maliki olduğunu ve bugüne kadar müvekkile intifa hakkına dair hiç bir ödeme yapmadığını, bu nedenle 2004-2008 dönemi için toplam 4000 YTL ecrimisil tutarının yasal faizi ile birlikte tahsiline talep ve dava etmiştir.

Davalı cevap vermemiş, ancak vekili; 1987 tarihinde davacı lehine bahçe olarak kayıtlı taşınmaz üzerine intifa hakkı kurulmuş ise de, arsaya yüklenici tarafından kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile inşaat yapıldığını, intifa hakkının ise bazı bölümler üzerine nakledildiğini, davalıya ait bağımsız bölüm üzerinde intifa hakkı şerhi bulunmadığını, beyanla davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tapu kaydı incelendiğinde; şerh bölümünde davacı N. K. F. lehine 2.6.1987 tarihinde bahçe vasfında iken intifa hakkı işlendiği, ancak taşınmaz üzerine bina yapılmakla 14.12.1994 tarihinde kat irtifakı kurulduğu, davalıya ait 17 nolu bağımsız bölümü 14.12.1994 tarihinde cebri satış ile dava dışı M. A.’ın satın aldığı, davalının ise ondan 16.10.1998 tarihinde satın aldığı anlaşılmıştır. İntifa hakkının 7-8-12-14 nolu bağımsız bölümler üzerinde devam ettiği, Tapu sicil müdürlüğü tarafından düzenlenen resmi senede ve tapu kaydına göre davalı taşınmazı satın alırken intifa hakkından bahsedilmediği ve bu şekilde intifa hakkı bulunmaksızın satın aldığı anlaşılmaktadır.

O halde, kat irtifakı kurulurken intifa hakkı davalıya ait bağımsız bölüm üzerinde devam ettirilmediği gibi, taşınmazın intifa hakkı ile birlikte satıldığı ispat edilmeden, davalı iyi niyetle taşınmazı satın alan ve kullanan 3. cü kişi konumunda olmakla, davanın kabulü doğru görülmemiştir…>

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: