HAVALE EDİLEN PARANIN BAŞKASINA ÖDENDİĞİ İDDİASI- BANKANIN SORUMLULUĞU- İMZA ARAŞTIRMASI GEREĞİ- ZARARIN OLUŞUMUNDA TAZMİNAT TALEP EDENİN KUSURU
T.C.
Yargıtay

Hukuk Dairesi 11

                                 www.neohukuk.net
Tarih 14.10.2003
Esas No 2003/3327
Karar No 2003/9321

HAVALE EDİLEN PARANIN BAŞKASINA ÖDENDİĞİ İDDİASI- BANKANIN SORUMLULUĞU- İMZA ARAŞTIRMASI GEREĞİ- ZARARIN OLUŞUMUNDA TAZMİNAT TALEP EDENİN KUSURU

Borçlar Kanunu (BK) (818): MADDE 457\MADDE 458

Özet
ÖZET : Davalı bankaca, hesaptaki paranın pasaportu ibraz eden kişiye ödendiği savunulduğuna göre, paranın davacı tarafından çekilip çekilmediğinin HUMK.nun 309 ncu maddesi gereğince imza incelemesi suretiyle belirlenmesi gerektiği halde, mahkemece bu konuda herhangi bir inceleme yapılmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, ödeme dekontundan tahsil eden adına atılan imzanın davacıya ait olup olmadığının saptanması, imzanın davacıya ait olmadığı belirlendiği takdirde ibraz edilen pasaportun 3 ncü şahsın eline geçişinde ve bu pasaport ile 3 ncü şahsın tahsilat yapmasında davacının da müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı araştırılıp sonucuna göre karar vermekten ibaret olup, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsizdir.


İçerik
Dava: Taraflar arasında görülen davada Şişli Asliye 4.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 07.11.2002 tarih ve 1999/324 - 2002/1886 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 14.10.2003 günde davalılardan C... Bank avukatı Murat Uyanık gelip, davacı avukatı ve diğer davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Karar: Davacı vekili, müvekkilinin adına Amerika'dan gelen 8.000 USD.nin, muhtemelen aynı ad ve pasaport fotokopisi ile 3 ncü bir şahsa ödendiğini ileri sürerek, bu miktarın davalıdan tahsilini istemiştir.

Davalı vekili, paranın havale emrinde belirtilen pasaport numarası ile ibraz edilen pasaport sahibine ödendiğini, havale emrinde imza yer almadığından, bankanın lehdar imzasını karşılaştırma olanağı bulunmadığını, bankanın yapılan işlemde kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davacı adına gelen havalenin sahte kimlik sunan şahsa ödendiği, bankanın bu işlemden sorumlu olduğu, ödeme sırasında sunulan kimliğin gerçek hesap sahibine ait olup olmadığının banka görevlilerince ayırt edilemeyeceği savunmasının ceza davasında değerlendirilebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 2.400.000.000.-TL.nın dava tarihinden itibaren reeskont oranı üzerinden faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Ancak, davalı bankaca, hesaptaki paranın pasaportu ibraz eden kişiye ödendiği savunulduğuna göre, paranın davacı tarafından çekilip çekilmediğinin HUMK.nun 309 ncu maddesi gereğince imza incelemesi suretiyle belirlenmesi gerektiği halde, mahkemece bu konuda herhangi bir inceleme yapılmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Bu durumda mahkemece yapılacak iş, ödeme dekontundan tahsil eden adına atılan imzanın davacıya ait olup olmadığının saptanması, imzanın davacıya ait olmadığı belirlendiği takdirde ibraz edilen pasaportun 3 ncü şahsın eline geçişinde ve bu pasaport ile 3 ncü şahsın tahsilat yapmasında davacının da müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı araştırılıp sonucuna göre karar vermekten ibaret olup, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 275.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 nci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.