SADAKATSİZ DAVRANMA - KOCANIN DAHA FAZLA KUSURLU OLDUĞU - BOŞANMA MADDİ-MANEVİ TAZMİNAT VE ZİYNET ALACAĞI DAVASI - KADIN YARARINA MANEVİ TAZMİNATA HÜKMEDİLMESİ GEREĞİ- KOCANIN EVLİLİK BİRLİĞİ DEVAM EDERKEN ÜÇÜNCÜ BİR KİŞİYLE CİNSEL İLİŞKİYE GİRDİĞİ
T.C.
Yargıtay

Hukuk Genel Kurulu


Tarih 22.12.2010
Esas No 2010/2-636
Karar No 2010/680
 
 

SADAKATSİZ DAVRANMA - KOCANIN DAHA FAZLA KUSURLU OLDUĞU - BOŞANMA MADDİ-MANEVİ TAZMİNAT VE ZİYNET ALACAĞI DAVASI - KADIN YARARINA MANEVİ TAZMİNATA HÜKMEDİLMESİ GEREĞİ- KOCANIN EVLİLİK BİRLİĞİ DEVAM EDERKEN ÜÇÜNCÜ BİR KİŞİYLE CİNSEL İLİŞKİYE GİRDİĞİ

Özet

Dava: Taraflar arasındaki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir 13. Aile Mahkemesince boşanma davasının kabulüne, maddi-manevi tazminat ve ziynet alacağı davasının reddine dair verilen 29.03.2007 gün ve 2006/684 E., 2007/211 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 27.11.2008 gün ve 2007/15965 E., 2008/16186 K. sayılı ilamı ile;

(... 1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı-davacı kocanın temyiz itirazları yersizdir.

2- Davacı-davalı kadının temyizine gelince;

a- Toplanan delillerden cinsel birlikteliği gerçekleştiremeyen, ailesinin hakaretlerine ses çıkarmayan, eşini evden kovan ve başka bir kadınla ilişkiye giren davalı-davacı koca daha ziyade kusurludur.

Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. 4 BK. 42, 43, 44, 49) dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.

b- Toplanan deliller ve özellikle tanık R.'ın beyanından davacı-davalı kadının evden ayrılırken bileziklerinin rızası hilafına elinden alındığı anlaşılmaktadır. Kadının talep ettiği bilezikler yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır...),

Gerekçesi ile kısmen bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece manevi tazminat yönünden önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: