İCRA TAHSİL HARCI ALINMASINA İLİŞKİN İCRA MÜDÜRLÜĞÜ KARARININ İPTALİ VE HARCIN İADESİ İSTEMİ - BANKALARIN YARGI HARCI MUFİYETİNE KREDİLERİN ÖDENMEMESİ NEDENİYLE AÇILAN DAVA VE İCRA TAKİPLERİNDE ÖDENEN YARGI HARÇLARININ GİRMEMESİ
T.C.
Yargıtay

Hukuk Genel Kurulu


Tarih 09.02.2011
Esas No 2010/12-688
Karar No 2011/44

ŞİKAYET DAVASI - İCRA TAHSİL HARCI ALINMASINA İLİŞKİN İCRA MÜDÜRLÜĞÜ KARARININ İPTALİ VE HARCIN İADESİ İSTEMİ - BANKALARIN YARGI HARCI MUFİYETİNE KREDİLERİN ÖDENMEMESİ NEDENİYLE AÇILAN DAVA VE İCRA TAKİPLERİNDE ÖDENEN YARGI HARÇLARININ GİRMEMESİ

Özet
 
 

HARCIN KONUSUNU OLUŞTURAN İŞLEM, ŞİKAYETÇİ BANKANIN GENEL KREDİ SÖZLEŞMESİ UYARINCA MÜŞTERİLERİNE KULLANDIRDIĞI KREDİNİN ZAMANINDA ÖDENMEMESİ NEDENİYLE YAPILAN İCRA TAKİBİNDE İPOTEKLİ TAŞINMAZIN İHALESİ SONUCU, ŞİKAYETÇİ BANKANIN KREDİ ALACAĞINA MAHSUBEN SATIN ALMASINDAN KAYNAKLANMAKTADIR. ANILAN İCRA TAKİBİ NEDENİYLE TAHSİL EDİLEN ALACAK MİKTARI ÜZERİNDEN İCRA MEMURU TARAFINDAN ŞİKAYETÇİ/ALACAKLI BANKADAN İCRA TAHSİL HARCI ALINMIŞTIR. ŞİKAYETÇİ/ALACAKLI BANKA, HARCIN İADESİ İÇİN İCRA MEMURLUĞUNA BAŞVURMUŞ, ANCAK İSTEMİN REDDİNE KARAR VERİLMESİ ÜZERİNE ELDEKİ ŞİKAYET BAŞVURUSUNU YAPMIŞTIR. BANKALARIN, YARGI HARÇLARINDAN İSTİSNA TUTULMA KEYFİYETİ DAR TUTULMUŞ OLUP, BU KAPSAMA BANKALARIN GENEL KREDİ SÖZLEŞMELERİ İLE MÜŞTERİLERİNE KULLANDIRDIKLARI KREDİLERİN ÖDENMEMESİ NEDENİYLE AÇTIKLARI DAVA VE İCRA TAKİPLERİNDE ÖDENMESİ GEREKEN YARGI HARÇLARININ GİRMEDİĞİ BELİRGİNDİR. ŞİKAYETE KONU TAKİPTE, GERÇEKTE BORÇLUYA AİT OLAN TAHSİL HARCININ, KONUYA İLİŞKİN BİR BAŞKA DÜZENLEMEYİ İÇEREN HARÇLAR KANUNU'NDAKİ HÜKÜM ÇERÇEVESİNDE ALACAKLIDAN ALINMASI, SONUÇTA BU MİKTARIN BORÇLUDAN ALINIP ALACAKLIYA ÖDENMESİNE OLANAK VEREN YASAL DÜZENLEMELER KARŞISINDA, HUKUKA AYKIRI DEĞİLDİR. İCRA MEMURUNUN, HARCIN TAHSİLİNE İLİŞKİN İŞLEMİNDE USUL VE YASAYA AYKIRILIK BULUNMADIĞI ORTADADIR.

 



İçerik

Dava: Şikayet kanun yoluna başvuru nedeniyle yapılan yargılama sonunda; İstanbul 5.İcra Hukuk Mahkemesi'nce şikayetin reddine dair verilen 02.02.2009 gün ve 2009/201-120 sayılı kararın incelenmesi şikayetçi vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 23.06.2009 gün ve 2009/5436-13843 sayılı ilamı ile;Alacaklı vekilinin tahsil harcına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;06.06.2008 tarihinde yürürlüğe giren 04.06.2008 tarih ve 5766 sayılı Kanunun 11/ç maddesiyle, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 123/son maddesi yeniden düzenlenmiş ve son fıkrada yer alan harca tabi tutulmaz ibaresi, bu Kanun'da yazılı harçlardan müstesnadır şeklinde değiştirilmiştir. İstisna ve muafiyet kavramları vergi hukukunda ayrı ayrı düzenlenmiş olup; istisna bir işleme, muafiyet ise şahsa ilişkindir. Maddede açıkça müstesna ifadesi kullanılmış olması karşısında, yapılan bu son değişiklikle, bankalar, yurt dışı kredi kuruluşları ve uluslararası kurumlarca kullandırılacak kredilerin temini ve bunların teminatları ile geri ödenmelerine ilişkin işlemler, alacaklı-borçlu ayrımı yapılmaksızın 492 sayılı Harçlar Kanunu'nda yer alan yargı harçlarından da müstesna tutulmuştur. Nitekim maddenin gerekçesinde bu değişiklik 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 123. maddesinde kredilere ilişkin istisna hükmünün yargı harçlarını da kapsamı içine aldığı hususu açıklığa kavuşturularak uygulamadaki tereddütlerin giderilmesi amaçlanmaktadır şeklinde ifade edilmiştir. Diğer taraftan bu durum Yüksek Danıştay 9. Dairesi'nin bu yöndeki yerleşmiş birçok kararı ile de kabul edilmiş bulunmaktadır (Danıştay 9. Dairesi 20.10.2008 T. 2006/4958 E, 2008/4769 K, 15.10.2008 T. 2007/3486 E, 2008/4610 K., 15.10.2008 T. 2005/3203 E, 2008/4591 K, 15.10.2008 T. 2006/84 E, 2008/4597 K.).

Açıklanan ve yeni oluşan bu durum karşısında, bankalar, yurtdışı kredi kuruluşları ve uluslararası kurumlarca kullandırılacak kredilerin temini ve bunların teminatları ile geri ödenmelerine ilişkin olarak icra dairelerinde yapılacak işlemlerin, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nda yazılı harçlardan ve aynı Kanun'da yer alması nedeniyle de tahsil harcından müstesna olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle tahsil harcının, alacaklı bankaya ödenen paradan kesilmesi mümkün olmadığı gibi, alacağına mahsuben alacaklı bankaya ihalenin yapılması halinde de satış bedeli üzerinden icra dairesine ödenmesi istenemez.